Facebook

Sözlük

deal

verb

Türkçe'si ilgilenmek; dağıtmak
Tür verb
Örnek Cümle
Though it was a very important case, no one took it seriously, nor did they deal with it sufficiently.
Çok önemli bir konu olmasına rağmen kimse onu ciddiye alıp yeterince ilgilenmedi.

noun

Türkçe'si anlaşma
Tür noun
Örnek Cümle
The cost of living has gone up a great deal since last year.
Geçen yıldan bu yana hayat pahalılığı çok artmıştır.