Facebook

Sözlük

deep

adjective

Türkçe'si derin
Tür adjective
Örnek Cümle
With the exception of its southwest, a large part of Afghanistan is covered by high snow-capped mountains and divided by deep valleys.
Afganistan’ın güneybatısı hariç büyük bir bölümü, zirveleri karla örtülü yüksek dağlarla kaplıdır ve derin vadilerle bölünmüştür.

adverb

Türkçe'si derin
Tür adverb
Örnek Cümle
The deep and wide ditch surrounding the castle was always kept filled with water for the purpose of defense.
Şatoyu çevreleyen derin ve geniş hendek, savunma amacıyla hep su dolu tutulurdu.