Facebook

Sözlük

direct

adjective

Türkçe'si doğrudan, dolaysız
Tür adjective
Örnek Cümle
Generally, taxes are classified as direct and indirect taxes according to administrative and economic distinctions.
Hükümetin alkollü içki ve tütüne yüksek tüketim vergisi koyma uygulaması kullanımı caydırma isteğiyle açıklanabilir.

verb

Türkçe'si yönlendirmek, yönetmek
Tür verb
Örnek Cümle
You can dial direct or ask the operator to put you through.
Doğrudan telefon edebilirsiniz ya da operatörden size bağlamasını isteyebilirsiniz.