Facebook

Sözlük

find

verb

Türkçe'si bulmak; anlamak, öğrenmek
Tür verb
Örnek Cümle
Bad things will come and find you, but for the good things you have to keep the door open, go hunt for them and find them.
Kötülükler gelip seni bulacaktır, ancak iyilikler için kapıyı açık tutman, onları araman ve bulman gerekir.

noun

Türkçe'si buluntu, bulgu
Tür noun
Örnek Cümle
We must find ways of avoiding ecological side effects.
Ekolojik yan etkilerden kaçınmanın yollarını bulmalıyız.

Alternatif öneriler:

find fault withfind out