Facebook

Sözlük

grasp

verb

Türkçe'sikavramak,tutmak
Türverb
Örnek Cümle
Their grasp of advanced masonry allowed them to build secure fortresses and posting stations out of these natural battlements.
İleri taşçılık bilgileri onlara bu doğal siperlerden güvenli kaleler ve karakollar inşa etme imkanı verdi.

noun

Türkçe'sianlama,yakalama
Türnoun
Örnek Cümle
It will be vital, as never before, for universitygraduates to have a grasp of foreign cultures andglobal issues for the coming years.
Üniversite mezunları için yabancı kültürleri ve küresel meseleleri kavramak, önümüzdeki yıllarda daha önce hiç olmadığı kadar hayati olacaktır.