Facebook

Sözlük

high

adjective

Türkçe'si yüksek,çok,fazla
Tür adjective
Örnek Cümle
When the time comes for me to retire I will have risen to a high position in the firm.
Emekliliğim geldiği zaman firmada yüksek bir mevkiye yükselmiş olacağım.

adverb

Türkçe'si yükseklerde,yukarıda
Tür adverb
Örnek Cümle
The commentators expressed their concern that Germany's economic problems would force the Central Bank to maintain high interest rates.
Yorumcular, Almanya'nın ekonomik sorunlarının, Merkez Bankasını, yüksek faiz oranlarını korumaya zorlayacagı endisesini dile getirdiler