Facebook

Sözlük

lecture

verb

Türkçe'si konferans vermek; öğüt vermek
Tür verb
Örnek Cümle
Since he has published extensively on the Cold Warera, we asked him to give a lecture on the Soviet espionage activities in the 1980s in the West.
Soğuk savaş dönemi ile ilgili pek çok yayın yapmış olduğu için, kendisinden 1960’larda Batıdaki Sovyet casusluk faaliyetleri üzerine bir konuşma yapmasını rica ettik.

noun

Türkçe'si konferans; öğüt
Tür noun
Örnek Cümle
By the end of my tour, I will have given exactly the same lecture five times.
Gezimin sonunda aynı konferansı beş kez vermiş olacağım.