Facebook

Sözlük

level

adjective

Türkçe'sidüz,yatay,seviyeli
Türadjective
Örnek Cümle
The manager's goal is to influence the factors that motivate their employees to a higher level of productivity.
Yöneticilerin amacı işçilerini daha yüksek verimlilik seviyesine motive eden faktörleri etkilemektir.

verb

Türkçe'sidüzleştirmek,yıkmak
Türverb
Örnek Cümle
By consciousness in this context is meant the total range of awareness and emotive-mental response of an individual, from the lowest pre-speech level to the highest fully articulated level of rational thought.
Bu bağlamda bilinçlilik, bir bireyin, en alt konuşma öncesi düzeyden önce düşüncenin tümüyle dile getirildiği en üst düzeye değin, tam bir bilinçliliği ve duygusal-zihinsel tepkisi anlamındadır.

noun

Türkçe'siseviye,düzey
Türnoun
Örnek Cümle
Today's state and a higher level global warming is often a threat to earth's existence.
Bugünün durum ve yüksek ölçüdeki küresel ısınması çoğu zaman dünyanın varlığı için bir tehdittir.