Facebook

Sözlük

live

adjective

Türkçe'si canlı,yaşayan
Tür adjective
Örnek Cümle
As the old farmer’s house was burned down, he had to live in a small cottage.
Yaşlı çiftçinin evi yandığı için küçük bir kulübede yaşamak zorunda kaldı.

verb

Türkçe'si yaşamak, ikamet etmek
Tür verb
Örnek Cümle
Human beings first built enduring buildings not to live in but to worship their gods in.
İnsanlar dayanıklı binaları ilk kez, içinde oturmak için değil, tanrılarına tapınmak için yapmışlardır.

Alternatif öneriler:

live onlive togetherlive up to