Facebook

Sözlük

outside

preposition

Türkçe'si dışarda, dışında
Tür preposition
Örnek Cümle
Until the 1950s, Nepal was a closed society ruled by hereditary prime ministers, but since then it has had an open-door policy for integration with the outside world.
1950’lere kadar Nepal, aynı soydan gelen başbakanlarca yönetilen kapalı bir toplumdu; ancak, dış dünya ile bütünleşmek için, o zamandan beri açık kapı siyaseti izlemiştir.

adjective

Türkçe'si dış,dışarda
Tür adjective
Örnek Cümle
Radioactive substances released into the environment may give off y-rays, which affect the tissues outside the body, or they may produce B-rays, which only penetrate a few cell layers, and so are only effective when actually on, or in, the body.
Çevreye yayılan radyoaktif maddeler, vücudun dışındaki dokuları etkileyen Gama ışınları saçarlar ya da birkaç doku katmanına işleyebilen ve böylece yalnızca vücudun gerçekte tam üstünde ya da içindeyken etkili olabilin b - ışınları yayabilir­ler.

noun

Türkçe'si dışı, dış yüzeyi
Tür noun
Örnek Cümle
However differing the techniques employed, the writers of the stream-of-consciousness novel seem to share certain common assumptions: (1) that the significant existence of man is to be found in his mental-emotional processes and not in the outside world, (2) that this mental-emotional life is disjointed, illogical, and (3) that a pattern of free psychological association rather than of logical relationship determines the shifting sequence of thought and feeling.
Genel olarak çoğu psikolojik romanlar H.