Facebook

Sözlük

own

adjective

Türkçe'si kendi, kendisine ait, özel
Tür adjective
Örnek Cümle
Moving away from one's own homeland to another city or country, in search of employment, leads to poverty.
İş arayışı içerisinde kendi ana vatanından başka şehre ya da ülkeye taşınmak yoksulluğa sebep olur.

pronoun

Türkçe'si kendi, kendisinin
Tür pronoun
Örnek Cümle
A key skill for employees is the ability to manage their own work and control their career path.
İşçiler için esas beceri, kendi işlerini yönetme ve kariyer yollarını kontrol etme yeteneğidir.

verb

Türkçe'si sahip olmak
Tür verb
Örnek Cümle
To protect its own fisheries, Canada has taken a tougher line with foreign vessels fishing its coasts.
Kanada, kendi balık alanlarını korumak için, kıyılarında balık avlayan yabancı teknelere karşı daha sert bir tavır almıştır.

Alternatif öneriler:

on my ownon one's own