Facebook

Sözlük

pay

verb

Türkçe'si ödemek
Tür verb
Örnek Cümle
The resolution adopted by conservative lawmakers from Western European countries, asked Bulgaria to pay damages to the ethnic Turks forced to emigrate to Turkey and to put an end to the oppression on the Turkish minority.
Batı Avrupa ülkeleri muhafazakar milletvekillerince önerilen çözümde Bulgaristan'ın Türkiye'ye göçe zorladığı Türk soyluların zararlarını ödemesi ve Türk azınlığa yapılan baskılara son verilmesi istenmektedir.

noun

Türkçe'si ödeme; maaş
Tür noun
Örnek Cümle
Unless Fatih takes his library book back tomorrow, he will have to pay a fine.
Fatih kütüphaneden aldığı kitabı yarın geri götürmedikçe ceza vermek zorunda kalacak.