Facebook

Sözlük

present

adjective

Türkçe'si şu anki; var, mevcut, bulunan
Tür adjective
Örnek Cümle
The Minister of Education is to present the prizes.
Milli Eğitim Bakanının ödülleri vermesi gerekiyor (verecek).

verb

Türkçe'si sunmak,vermek
Tür verb
Örnek Cümle
We behaved worse in our youth than the present generation does.
Biz gençliğimizde bugünkü nesilden daha kötü davrandık.

noun

Türkçe'si hediye; bugün, şu an
Tür noun
Örnek Cümle
Most digestive enzymes are produced only when food is present in the digestive tract.
Çoğu sindirim enzimi, yalnızca, sindirim kanalında yemek bulunduğu zaman üretilir.

Alternatif öneriler:

at presentpresent-day