Facebook

Sözlük

present

adjective

Türkçe'si şu anki; var, mevcut, bulunan
Tür adjective
Örnek Cümle
The doctor has warned father that smoking is really dangerous in view of the present state of his health but he will have a cigar after his dinner.
Doktor babamı sigarının bugünkü sağlık durumu açısından gerçekten tehlikeli olduğu konusunda uyardı ama o akşam yemeklerinden sonra bir puro içer.

verb

Türkçe'si sunmak,vermek
Tür verb
Örnek Cümle
She has been given a birthday present every year.
Her yıl ona bir yaş günü armağanı verilmiştir.

noun

Türkçe'si hediye; bugün, şu an
Tür noun
Örnek Cümle
The present rate of increase, which far exceeds the estimates of 25 years ago, is such as to conjure up visions of staggering numbers in the foreseeable future.
25 yıl öncesi tahminlerinin çok ötesine geçen günümüzdeki artış hızı, yakın bir gelecekte şaşırtıcı sayıları düşünmemizi olanaklı kılacak türdendir.

Alternatif öneriler:

at presentpresent-day