Facebook

Sözlük

present

adjective

Türkçe'si şu anki; var, mevcut, bulunan
Tür adjective
Örnek Cümle
The present rate of increase, which far exceeds the estimates of 25 years ago, is such as to conjure up visions of staggering numbers in the foreseeable future.
25 yıl öncesi tahminlerinin çok ötesine geçen günümüzdeki artış hızı, yakın bir gelecekte şaşırtıcı sayıları düşünmemizi olanaklı kılacak türdendir.

verb

Türkçe'si sunmak,vermek
Tür verb
Örnek Cümle
The Minister of Education is to present the prizes.
Milli Eğitim Bakanının ödülleri vermesi gerekiyor (verecek).

noun

Türkçe'si hediye; bugün, şu an
Tür noun
Örnek Cümle
It seems likely that with an enormous number of these installations in all countries, it will be difficult to ensure that all observe the type of precaution at present in force in the few existing stations, particularly with regard to the disposal of radioactive waste.
Bu bakımdan, nükleer güç şimdiye değin çok az zarar vermiş olmakla birlikte uzun vadede insanın neden olduğu en tehlikeli kirlenme biçimi olabilir.

Alternatif öneriler:

at presentpresent-day