Facebook

Sözlük

present

adjective

Türkçe'si şu anki; var, mevcut, bulunan
Tür adjective
Örnek Cümle
l was really upset that the present my mother sent me for my birthday was lost in the post.
Annemin doğum günüm için gönderdiği hediyenin postada kaybolmasına çok üzüldüm.

verb

Türkçe'si sunmak,vermek
Tür verb
Örnek Cümle
The present rate of increase, which far exceeds the estimates of 25 years ago, is such as to conjure up visions of staggering numbers in the foreseeable future.
25 yıl öncesi tahminlerinin çok ötesine geçen günümüzdeki artış hızı, yakın bir gelecekte şaşırtıcı sayıları düşünmemizi olanaklı kılacak türdendir.

noun

Türkçe'si hediye; bugün, şu an
Tür noun
Örnek Cümle
The ability to communicate is the one thing that must always be present for a relationship to last.
iletişim becerisi bir ilişkinin sürmesi için her zaman var olması gereken bir şeydir.

Alternatif öneriler:

at presentpresent-day