Facebook

Sözlük

seat

verb

Türkçe'sikapasitesi olmak (koltuk)
Türverb
Örnek Cümle
That seat belts save lives is both intutively obvious and also supported by impressive amount of evidence.
Emniyet kemerlerinin hayat kurtardığı hem sezgisel olarak bellidir, hem de durumu destekleyecek çarpıcı birçok kanıt vardır.

noun

Türkçe'sikoltuk, sandalye, oturak
Türnoun
Örnek Cümle
He was considerate enough to give his seat to an old lady.
Yerini yaşlı bir hanıma verecek kadar düşünceliydi (nazikti).

Alternatif öneriler:

nauseateseatbeltunseat