Facebook

Sözlük

slow

adjective

Türkçe'si yavaş
Tür adjective
Örnek Cümle
Since the road was icy, the passengers asked the driver to slow down, but he took no notice of this warning.
Yol buzlu olduğu için yolcular şoförden yavaşlamasını istediler ama o bu uyarıyı hiç dikkate almadı.

verb

Türkçe'si yavaşlamak
Tür verb
Örnek Cümle
Violent conflicts, insufficient resources and lack of coordination continue to slow down development process, particularly in Africa.
Şiddetli çatışmalar, yetersiz kaynaklar ve koordinasyon eksikliği özellikle Afrika'da gelişim sürecini yavaşlatmaya devam ediyor.

Alternatif öneriler:

slow downslow-moving