Facebook

Sözlük

sore

adjective

Türkçe'si ağrılı,sızlayan
Tür adjective
Örnek Cümle
In a report prepared by a bipartisan committee, recommended that the President should give his science adviser more authority to let research objectives and co-ordinate the budgets of the 20 or sore search agencies.
İki partili bir kurul tarafından hazırlanan raporda, Başkan’ın, araştırma hedeflerini belirlemede ve 20 kadar araştırma kuruluşunun bütçelerinin eş güdümünü sağlamada kendi bilim danışmanına daha çok yetki vermesi tavsiye edilmektedir.

noun

Türkçe'si yara
Tür noun
Örnek Cümle
He got a sore throat from talking too much.
Çok fazla konuşmaktan boğazı ağrıdı.