Facebook

Sözlük

straight

adjective

Türkçe'sidüz, doğru, dosdoğru; dürüst
Türadjective
Örnek Cümle
You ought to have brought her straight home after she had fallen in the river.
Irmağa düştükten sonra onu doğruca eve getirmiş olmanız gerekirdi.

adverb

Türkçe'sidümdüz,hemen
Türadverb
Örnek Cümle
The doctors were unable to pinpoint the cause of hypertension straight away.
Doktorlar hipertansiyonun sebebini hemen belirleyemediler.