Facebook

Sözlük

time

verb

Türkçe'si zamanlamak,süre tutmak,hızını ölçmek
Tür verb
Örnek Cümle
By the time Ali presents his report to the screening committee, others will have come up with better proposals.
Ali tarama kuruluna raporunu sunana kadar, diğerleri daha iyi teklifler öne sürmüş olacaklar.

noun

Türkçe'si zaman,vakit
Tür noun
Örnek Cümle
All the patients will have been discharged by the time we come back.
Biz döndüğümüzde bütün hastalar taburcu olmuş olacak.