Facebook

Sözlük

time

verb

Türkçe'si zamanlamak,süre tutmak,hızını ölçmek
Tür verb
Örnek Cümle
When the time comes for me to retire I will have risen to a high position in the firm.
Emekliliğim geldiği zaman firmada yüksek bir mevkiye yükselmiş olacağım.

noun

Türkçe'si zaman,vakit
Tür noun
Örnek Cümle
By the time Ziya is forty-five he will have been teaching for 25 years.
Ziya 45 yaşına geldiğinde, 25 yıldır öğretmenlik yapmış olacak.