Facebook

Sözlük

whole

quantifier

Türkçe'si tüm, bütün
Tür quantifier
Örnek Cümle
The committee unanimously rejected a proposal to divide the city into two zones and stressed the need to consider the whole city as a unit.
Kurul, kenti iki bölgeye ayırma önerisini oy birliğiyle reddetti ve tüm kentin bir bütün olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

noun

Türkçe'si tamamı, bütünü
Tür noun
Örnek Cümle
They were going to spend the whole year in İzmir, but their money ran out.
Bütün yılı İzmir'de geçireceklerdi ama paraları bitti.