Facebook

Sözlük

win

verb

Türkçe'si kazanmak
Tür verb
Örnek Cümle
Nobody in Britain , not even the Conservatives themselves, thinks that the Conservatives can win the next election.
Hiç kimse, hatta Muhafazakârların kendileri bile, Muhafazakârların gelecek seçimi kazanabileceklerini sanmıyor.

noun

Türkçe'si kazanma
Tür noun
Örnek Cümle
In the late 1960s in Britain, the Wilson government tried to win the Unions’ support in order to control the effect of wage increases on inflation.
1960’ların sonlarında İngiltere’de Wilson hükümeti, ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisini kontrol edebilmek için sendikaların desteğini kazanmaya çalıştı.

Alternatif öneriler:

win overwin through