Facebook

Sözlük

worth

adjective

Türkçe'si değer
Tür adjective
Örnek Cümle
Rather than go to the cinema aimlessly, some people first find out about the films worth seeing from the reviews in the newspapers.
Bazı insanlar, rastgele sinemaya gitmek yerine önce izlemeye değer filmleri gazetelerdeki eleştirilerden öğrenirler.

noun

Türkçe'si değer, kıymet
Tür noun
Örnek Cümle
Nearly two million liras worth of smuggled cigarettes were seized.
Yaklaşık on milyar lira değerinde kaçak sigara ele geçirildi.

Alternatif öneriler:

self-worthworth-seeing