Facebook

Sözlük

bear

verb

Türkçe'si dayanmak; taşımak; doğurmak
Tür verb
Örnek Cümle
One must bear in mind that the World Trade Organisation benefits every farmer and every business that sells goods and services to foreign markets.
Dünya Ticaret Örgütü'nün, mal ve hizmetlerini dış pazarlarda satan her çiftçiye ve şirkete yarar sağladığı akılda tutulmalıdır.

noun

Türkçe'si ayı
Tür noun
Örnek Cümle
The mitochondria are composed of membranes that are intricately folded and bear thousands of highly organized sets of enzymes on their inner and outer surfaces.
Mitokondriyumlar karmaşık biçimde katlanmış zarlardan oluşurlar ve iç ve diş yüzeylerinde son derece düzenli binlerce enzim kümesi taşırlar.