Facebook

Sözlük

cause

verb

Türkçe'si sebep olmak, neden olmak
Tür verb
Örnek Cümle
The danger from strontium -90 is particularly great because it is concentrated adjacent to the bone marrow.
Silah denemesi başladığında lösemide dünya ölçeğinde küçük bir artış oldu, kimi bilim adamları bunu radyasyonla, strantium-90'daki bu artışla, bağlantılı görmektedirler.

noun

Türkçe'si sebep, neden
Tür noun
Örnek Cümle
A committee has been inquiring into the cause of the recent outbreak of illness, and in its report: the epidemic is put down to contaminated meat.
Bir komisyon hastalığın en son çıkış nedenini araştırmış ve raporunda salgının nedeni olarak bozuk et (ler) gösterilmiştir.