Facebook

Sözlük

level

adjective

Türkçe'si düz,yatay,seviyeli
Tür adjective
Örnek Cümle
The manager's goal is to influence the factors that motivate their employees to a higher level of productivity.
Yöneticilerin amacı işçilerini daha yüksek verimlilik seviyesine motive eden faktörleri etkilemektir.

verb

Türkçe'si düzleştirmek,yıkmak
Tür verb
Örnek Cümle
When a storm passes over northern Italy into the Adriatic, the low atmospheric pressure that comes with it raises the local sea level by up to half a metre.
Bir fırtına , Kuzey İtalya üzerinden Adriyatik’e geçerken, bununla gelen alçak atmosfer basıncı, yerel deniz seviyesini yarım metre kadar yükseltir.

noun

Türkçe'si seviye,düzey
Tür noun
Örnek Cümle
If the pollution affects the level of carbon dioxide in the atmosphere, the results are likely to be serious.
Kirlenme atmosferdeki karbon dioksit düzeyini etkilerse sonuçlar ciddi olabilir.