Facebook

Sözlük

level

adjective

Türkçe'si düz,yatay,seviyeli
Tür adjective
Örnek Cümle
Jean-Jacques Rousseau, who was one of the forerunners of the Romantic Movement, put emotion at a higher level than reason.
Romantik akımın öncülerinden biri olan Jean-Jacques Rousseau, duyguyu akıldan daha yüksek bir düzeye koymuştur.

verb

Türkçe'si düzleştirmek,yıkmak
Tür verb
Örnek Cümle
The manager's goal is to influence the factors that motivate their employees to a higher level of productivity.
Yöneticilerin amacı işçilerini daha yüksek verimlilik seviyesine motive eden faktörleri etkilemektir.

noun

Türkçe'si seviye,düzey
Tür noun
Örnek Cümle
Jean-Jacques Rousseau, who was one of the forerunners of the Romantic Movement, put emotion at a higher level than reason.
Romantik akımın öncülerinden biri olan Jean-Jacques Rousseau, duyguyu akıldan daha yüksek bir düzeye koymuştur.