Facebook

Sözlük

still

adjective

Türkçe'si hareketsiz, durgun
Tür adjective
Örnek Cümle
But still you won’t be able to see anything.
Ama yine de bir şey göremeyeceksiniz.

adverb

Türkçe'si hâlâ
Tür adverb
Örnek Cümle
Genetics alone cannot explain how certain ethnic groups use no dairy products, yet still maintain calcium balance.
Genetik, belirli etnik grupların nasıl hiç süt ürünü kullanmadıkları halde yine de kalsiyum dengesini koruduklarını tek başına açıklayamaz.

connector

Türkçe'si yine de
Tür connector
Örnek Cümle
The risk to any one individual is still so small as to be almost immeasurable, but nevertheless several thousand cases may well have developed among the whole of the worlds population.
Yer üstü denemeleri sınırlandırıldığından, dünya radyasyon düzeyleri büyük ölçüde düşmüştür, ancak sınırlayıcı anlaşmalar çiğnenirse ya da daha çok ülke bunları görmezlikten gelirse yeniden kolaylıkla yükselebilir.