Yükleniyor...
Ancient [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Ancient (Adj) ne demek?

Ancient (Adj) ne anlama gelir? Ancient ne demektir? Ancient İngilizce örnek cümle.

    ancient (adj)

    eski

    eski çağ, antik, eski çağlardan kalma

    Ancient (adj) ingilizce örnek cümle

    ancient monuments in the UK

    İngiltere'deki antik anıtlar

    Tea is an ancient drink originating in Asia.

    Çay, Asya kökenli bir eski içecektir.

    Ancient (adj) Collocations

    incredibly ancient : son derece eski
    positively ancient : olumlu olarak eski
    very ancient : çok eski
    extremely ancient : son derece eski
    fairly ancient : iyice eski
    74 Örnek daha
    ancient ancestor : eski ata
    ancient art : antik sanat
    ancient belief : eski inanış
    ancient building : eski bina
    ancient castle : antik kale
    ancient city : eski/antik şehir
    ancient civilization : eski uygarlık
    ancient craft : eski el işi
    ancient culture : antik kültür
    ancient curse : eski lanet
    ancient custom : eski gelenek
    ancient dynasty : eski hanedan
    ancient empire : antik imparatorluk
    ancient enemy : eski düşman
    ancient festival : eski bayram
    ancient forest : antik orman
    ancient goddess : antik tanrıça
    ancient Hebrew : antik yahudi
    ancient heritage : antik miras
    ancient historian : antik tarihçi
    ancient history : eski tarih
    ancient homeland : eski vatan
    ancient kingdom : antik krallık
    ancient language : eski dil
    ancient legend : antik efsane
    ancient magic : antik büyü
    ancient manor : eski köşk
    ancient manuscript : antik el yazması
    ancient monastery : eski manastır
    ancient monument : eski abide, anıt
    ancient mystery : antik gizem
    ancient myth : antik mit
    ancient mythology : antik mitoloji
    ancient nation : eski ulus
    ancient origin : antik köken
    ancient palace : antik saray
    ancient past : antik geçmiş
    ancient philosopher : antik filozof
    ancient philosophy : eski felsefe
    ancient prophecy : eski kehanet
    ancient relic : antik kalıntı
    ancient religion : eski din
    ancient remains : antik kalıntı
    ancient remedy : eski çare
    ancient ritual : eski ayin
    ancient rivalry : eski rekabet
    ancient ruin : antik yıkıntı
    ancient scripture : antik yazıt
    ancient sculpture : antik heykel
    ancient settlement : eski yerleşim
    ancient shrine : antik tapınak
    ancient site : eski yerleşim
    ancient statue : antik heykel
    ancient superstition : eski batıl inanış
    ancient symbol : eski sembol
    ancient tablet : antik tablet
    ancient teaching : antik öğretii
    ancient temple : antik tapınak
    ancient text : eski yazıt
    ancient time : antik zaman
    ancient tower : antik kule
    ancient town : antik şehir
    ancient track : eski yol
    ancient tradition : eski gelenek
    ancient treasure : kadim hazine
    ancient truth : antik gerçek
    ancient university : eski üniversite
    ancient village : eski köy
    ancient warrior : kadim savaşçı
    ancient wisdom : antik bilgelik
    ancient wood : eski odun
    ancient world : eski dünya
    ancient writer : eski yazar
    ancient writing : eski yazı
    Daha az gör

    Ancient ile Bağlantılı Kelimeler