Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Bag ne demek?

Bag ne demek? Bag ne anlama gelir? Bag İngilizce örnek cümle. Bag eş anlamlıları.

    bag (v)

    yer kapmak

    yer ayırmak, yer tutmak

    Bag (v) ingilizce örnek cümle

    I ran when the doors were open and I bagged one seat in the first row during the concert!

    Kapılar açıldığı zaman koştum ve konserde ilk sıradan bir koltuk kaptım!

    avlamak

    kapmak, yakalamak, vurmak, öldürmek

    Bag (v) ingilizce örnek cümle

    After hours of following the deer, the hunter managed to bag it.

    Geyiği saatlerce takip ettikten sonra, avcı onu avlamayı başardı.

    (torbaya) koymak

    torbalamak, çuvala koymak, çantaya koymak

    Bag (v) ingilizce örnek cümle

    I bought some groceries and bagged them in paper bags.

    Biraz market alışverişi yaptım ve onları kese kağıtlarına koydum.

    bol durmak

    çuval gibi durmak, sarkık durmak

    alay etmek

    gır gır geçmek, gülmek, dalga geçmek

    Bag (n) Collocations

    bag groceries : yiyecekleri poşete koymak
    zip up bag : çantanın fermuarını kapatmak
    bag (n)

    çanta

    torba, kese kağıdı, çuval

    kocakarı

    yaşlı kadın, cadaloz

    Bag (n) Collocations

    bag may contain sth : çanta bir şey içerebilir
    bag may dangle : çanta / torba asabilir
    bag may hang : çanta asabilir
    bag may hold sth : çanta bir şey alabilir
    bag may swing : çanta asabilir
    145 Örnek daha
    carry bag : torba taşımak
    check bag : çantayı kontrol etmek
    cheer bag : tezahürat çantası
    clutch bag : çantayı / torbayı tutmak
    deposit bag : çantayı bırakmak
    drag bag : torba taşımak
    drop bag : çantayı boşaltmak
    dump bag : çantayı boşaltmak
    empty bag : çantanın içini boşaltmak
    fill bag : çanta / bavul hazırlamak
    fling bag : çantayı fırlatıp atmak
    gather bag : çanta toplamak
    grab bag : çantayı kapmak
    haul bag : torba taşımak
    heave bag : torbayı / çuvalı kaldırmak
    hoist bag : torbayı / çuvalı kaldırmak
    hold bag : çantayı / torbayı tutmak
    leave bag : çantayı bırakmak
    lift bag : torbayı / çuvalı kaldırmak
    lug bag : torba taşımak
    open bag : çantayı açmak
    retrieve bag : çantayı almak
    shoulder bag : çantayı omuzlamak
    sling bag : çantayı omzuna atmak
    snatch bag : çantayı kapmak
    swing bag : çanta asmak
    throw bag : çantayı atmak
    toss bag : çantayı fırlatmak
    unload bag : çantayı boşaltmak
    unpack bag : çantanın içini boşaltmak
    unzip bag : çantanın fermuarını açmak
    overnight bag : seyahat çantası
    toiletry bag : makyaj çantası
    carry-on bag : el çantası / küçük valiz
    diplomatic bag : diplomatik torba
    heavy bag : ağır çanta
    medical bag : doktor çantası
    sick bag : kusma torbası
    sleeping bag : uyku tulumu
    small bag : küçük çanta
    strong bag : sağlam çanta
    empty bag : boş çanta
    plastic bag : naylon poşet
    brown bag : kese kağıdı
    drop off bag : çantayı bırakmak
    put down bag : çantayı boşaltmak
    put sth in bag : bir şeyi çantaya atmak
    check in bag : çantayı kontrol etmek
    cram sth in bag : bir şeyi çantaya tıkmak
    cram sth into bag : bir şeyi çantaya tıkmak
    draw sth out of bag : çantadan bir şey almak
    load into bag : çantaya / torbaya doldurmak
    load onto bag : çantaya doldurmak
    look in bag : çantayı aramak
    produce sth from bag : çantadan bir şey almak
    pull sth from bag : çantadan bir şey almak
    pull sth out of bag : çantadan bir şey almak
    push sth in bag : bir şeyi çantaya atmak
    push sth into bag : bir şeyi çantaya atmak
    put sth into bag : bir şeyi çantaya atmak
    reach into bag : çantaya uzanmak
    rummage in bag : çantayı karıştırmak
    shove in bag : bir şeyi çantaya atmak
    shove into bag : bir şeyi çantaya atmak
    slip sth in bag : bir şeyi gizlice çantaya koymak
    slip sth into bag : bir şeyi gizlice çantaya koymak
    jiffy bag : korumalı zarf
    the contents of a bag : çantanın içindekiler
    bag may bulge (with sth) : çanta (bir şeyle) tıka basa dolabilir
    bag may be crammed with sth : çanta bir şeyle tıka basa dolu olabilir
    bag may be full of sth : çanta bir şeyle dolu olabilir
    bag may be stuffed with sth : çanta bir şeyle dolu olabilir
    search bag : çantayı aramak
    delve into bag : çantayı karıştırmak
    dive into bag : çantayı karıştırmak
    fumble in bag : çantayı karıştırmak
    take sth from bag : çantadan bir şey almak
    take sth out of bag : çantadan bir şey almak
    stuff sth in bag : bir şeyi çantaya tıkmak
    stuff sth into bag : bir şeyi çantaya tıkmak
    pack bag : çanta / bavul hazırlamak
    close bag : çantayı kapatmak
    mail bag : postacı çantası
    post bag : postacı çantası
    money bag : para çuvalı
    bean bag : armut koltuk
    goody bag : hediye çantası
    gift bag : hediye çantası
    doggy bag : artık yemek paketi
    barf bag : kusma torbası
    body bag : ceset torbası
    crisp bag : cips paketi
    lunch bag : öğle yemeği çantası / paketi
    kit bag : yolcu çantası
    messenger bag : postacı çantası
    beach bag : plaj çantası
    camera bag : kamera çantası
    golf bag : golf çantası
    gym bag : spor çantası
    sports bag : spor çantası
    book bag : okul çantası
    school bag : okul çantası
    diaper bag : bebek bezi çantası
    changing bag : bebek bezi çantası
    make-up bag : makyaj çantası
    sponge bag : makyaj çantası
    toilet bag : makyaj çantası
    wash bag : makyaj çantası
    travel bag : seyahat çantası
    travelling bag : seyahat çantası
    evening bag : gece çantası
    drawstring bag : büzgülü sırt çantası
    clutch bag : el çantası
    shoulder bag : omuz çantası
    tote bag : bez çanta
    bin bag : çöp torbası
    dustbin bag : çöp torbası
    garbage bag : çöp torbası
    rubbish bag : çöp torbası
    trash bag : çöp torbası
    freezer bag : saklama poşeti
    carrier bag : alışveriş çantası
    grocery bag : alışveriş poşeti
    shopping bag : alışveriş çantası
    burlap bag : çuval torba
    canvas bag : keten (bez) çanta
    cloth bag : keten (bez) çanta
    leather bag : deri çanta
    mesh bag : file çanta
    paper bag : kese kağıdı / kağıt torba
    polythne bag : plastik poşet
    string bag : büzgülü çanta / fileli torba
    a grab bag of : çok çeşitli
    punching bag : kum torbası
    tea bag : çay poşeti
    suit bag : elbise kılıfı
    sag bag : armut koltuk
    poly bag : plastik poşet
    party bag : hediye çantası
    a mixed bag of : çok çeşitli / envaiçeşit
    man bag : bel çantası
    garment bag : elbise kılıfı
    cool bag : soğutucu çanta
    cooler bag : soğutucu çanta
    bag lady : evsiz kadın
    Daha az gör

    Bag (n) Preposition Kullanımları

    in the bag : torbada, poşette
    inside a bag : bir çanta / torba içinde
    bags of : bol bol ... / bir sürü ...
    a bag of : bir çanta