Yükleniyor...
Bouncing [Adjective] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Bouncing (Adj) ne demek?

Bouncing (Adj) ne demek? Bouncing ne anlama gelir? Bouncing İngilizce örnek cümle. Bouncing eş anlamlıları.

    bounce (v)

    zıplamak

    fırlamak, sıçramak

    Bouncing (v) ingilizce örnek cümle

    My children aren’t allowed to bounce on the bed when they play in their room.

    Çocuklarım, odada oynadıklarında yatakta zıplamalarına izin verilmiyor.

    Bouncing (adj) Collocations

    ball may bounce : top sıçrayabilir
    bullet may bounce : kurşun giriverebilir
    cheque may bounce : çek karşılıksız çıkabilir
    curl may bounce : bukle sıçrayabilir
    bounce ball : top sektirmek
    2 Örnek daha
    bounce cheque : karşılıksız çek vermek
    bounced cheque : karşılıksız çek
    Daha az gör
    bouncing (adj)

    sağlıklı

    hareketli, güçlü

    Bouncing (adj) Collocations

    bouncing baby : sağlıklı bebek

    Bouncing ile Bağlantılı Kelimeler