Yükleniyor...
Cultural [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Cultural (Adj) ne demek?

Cultural (Adj) ne anlama gelir? Cultural ne demektir? Cultural İngilizce örnek cümle.

    cultural (adj)

    kültürel

    kültürle ilgili, kültüre ait

    Cultural (adj) Collocations

    cultural acceptance : kültürel kabul
    cultural achievement : kültürel başarı
    cultural activity : kültürel faaliyet
    cultural aspect : kültürel özellik
    cultural association : kültürel ilişki
    68 Örnek daha
    cultural attitude : kültürel tutum
    cultural attribute : kültürel özellik
    cultural awareness : kültürel farkındalık
    cultural background : kültürel birikim
    cultural baggage : kültürel yük
    cultural barrier : kültürel engel
    cultural belief : kültürel inanç
    cultural capital : kültürel sermaye
    cultural centre : kültür merkezi
    cultural change : kültürel değişiklik
    cultural characteristic : kültürel özellik
    cultural competence : kültürel yeterlilik
    cultural context : kültürel şartlar
    cultural continuity : kültürel devamlılık
    cultural creativity : kültürel yaratıcılık
    cultural criticism : kültürel eleştiri
    cultural difference : kültürel fark
    cultural dimension : kültürel boyut
    cultural diversity : kültürel çeşitlilik
    cultural division : kültürel görüş ayrılığı
    cultural domination : kültürel hakimiyet
    cultural environment : kültürel çevre
    cultural evolution : kültürel evrim
    cultural exchange : kültürel değişim
    cultural experience : kültürel deneyim
    cultural group : kültürel grup
    cultural heritage : kültürel miras
    cultural history : kültürel tarih
    cultural identity : kültürel kimlik
    cultural importance : kültürel önemi
    cultural influence : kültürel etki
    cultural innovation : kültürel yenilik
    cultural institution : kültürel kuruluş
    cultural legacy : kültürel miras
    cultural life : kültür hayatı
    cultural link : kültürel bağlantı
    cultural manifestation : kültürel işaret/belirti/gösterge
    cultural meaning : kültürel anlam
    cultural minority : kültürel azınlık
    cultural norm : kültürel ölçü
    cultural perspective : kültürel bakış açısı
    cultural phenomenon : kültürel olay
    cultural practice : kültürel uygulama
    cultural preference : kültürel tercih
    cultural prejudice : kültürel önyargı
    cultural pursuit : kültürel takip
    cultural reference : kültürel referans
    cultural restraint : kültürel kısıtlama
    cultural revolution : kültürel devrim
    cultural sensitivity : kültürel duyarlılık
    cultural shift : kültürel değişim
    cultural significance : kültürel önem
    cultural similarity : kültürel benzerlik
    cultural sphere : kültürel çalışma alanı
    cultural study : kültürel çalışma
    cultural superiority : kültürel üstünlük
    cultural tie : kültürel bağ
    cultural tradition : kültürel gelenek
    cultural trait : kültürel özellik
    cultural transformation : kültürel dönüşüm
    cultural understanding : kültürel anlayış
    cultural vacuum : kültürel boşluk, eksiklik
    cultural values : kültürel değerler
    cultural variation : kültürel değişim
    cultural boundary : kültürel sınır
    cultural factors : kültürel faktörler
    cultural issue : kültürel sorun
    cultural theory : kültürel teori
    Daha az gör