Yükleniyor...
Deliberately [Adv] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Deliberately (Adv) ne demek?

Deliberately (Adv) ne anlama gelir? Deliberately ne demektir? Deliberately İngilizce örnek cümle.

    deliberately (adv)

    kasten

    kasıtlı olarak, bilerek, isteyerek

    Deliberately (adv) ingilizce örnek cümle

    He deliberately ignored me when I passed him in the street.

    Sokakta yanından geçtiğimde kasten beni görmezden geldi.

    Deliberately (adv) Collocations

    deliberately ambiguous : kasten muğlak
    deliberately cautious : kasten temkinli
    deliberately contrived : kasten mahrum
    deliberately cruel : kasten zalim
    deliberately cultivated : kasten yetiştirilen
    63 Örnek daha
    deliberately low-key : kasıtlı olarak gösterişsiz
    deliberately misleading : kasten yanıltıcı
    deliberately obstructive : kasten engelleyici
    deliberately offensive : kasten saldırgan
    deliberately perverse : kasten sapık
    deliberately provocative : kasten kışkırtıcı
    deliberately vague : kasten muğlak
    aim deliberately : kasten amaçlamak
    avoid deliberately : kasten kaçınmak
    choose deliberately : kasten seçmek
    confuse deliberately : kasten karıştırmak
    cultivate deliberately : kasten yetiştirmek
    deceive deliberately : kasten aldatmak
    delay deliberately : kasten geciktirmek
    destroy deliberately : kasten yok etmek
    distort deliberately : kasten bozmak
    encourage deliberately : bilerek teşvik etmek
    engineer deliberately : kasten mühendisliğini yapmak
    exaggerate deliberately : kasten abartmak
    exclude deliberately : kasten hariç tutmak
    exploit deliberately : kasten istifade etmek
    expose deliberately : kasten ortaya çıkarmak
    flout deliberately : kasıtlı olarak takmamak
    foster deliberately : kasten teşvik etmek
    harm deliberately : kasten zarar vermek
    hide deliberately : kasten gizlemek
    ignore deliberately : kasten görmezden gelmek
    incite deliberately : kasten tahrik etmek
    inflict deliberately : kasten vurmak
    injure deliberately : kasten yaralamak
    kick deliberately : kasten tekmelemek
    kill deliberately : kasten öldürmek
    leak deliberately : kasten sızmak
    lie deliberately : kasten yalan söylemek
    manipulate deliberately : kasten manipüle etmek
    misinterpret deliberately : kasten yanlış yorumlamak
    mislead deliberately : kasten yanlış yönlendirmek
    misrepresent deliberately : kasten yanlış beyan etmek
    murder deliberately : kasten öldürmek
    neglect deliberately : kasten ihmal etmek
    obscure deliberately : kasıtlı olarak saklamak
    obstruct deliberately : kasten engellemek
    omit deliberately : kasten ihmal etmek
    pause deliberately : kasten durakla(t)mak
    pitch deliberately : kasten yalpalamak
    plant deliberately : kasten ekmek
    prolong deliberately : kasten uzatmak
    promote deliberately : kasten teşvik etmek
    provoke deliberately : kasten tahrik etmek
    push deliberately : kasten zorlamak
    ram deliberately : kasten vurmak
    refrain deliberately : kasten kaçınmak
    reject deliberately : kasten reddetmek
    sabotage deliberately : kasten sabote etmek
    seek deliberately : kasten aramak
    select deliberately : kasten seçmek
    shape deliberately : kasten şekil vermek
    slow deliberately : kasten yavaşlamak
    snub deliberately : kasten küçük görmek
    suppress deliberately : kasten bastırmak
    target deliberately : kasten hedeflemek
    try deliberately : kasten denemek
    withhold deliberately : kasten durmak
    Daha az gör