Yükleniyor...
Dense [Adjective] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Dense (Adj) ne demek?

Dense (Adj) ne demek? Dense ne anlama gelir? Dense İngilizce örnek cümle. Dense eş anlamlıları.

    dense (adj)

    yoğun

    sık, kalın, koyu

    Dense (adj) ingilizce örnek cümle

    The water in the Loch Ness is so dense that it is impossible to see anything under the surface.

    Loch Ness'deki su o kadar yoğundur ki yüzeyin altındaki herhangi bir şeyi görmek imkânsızdır.

    The dense fog made the building invisible.

    Yoğun sis, binayı görünmez hale getirdi.

    Dense (adj) Collocations

    dense cloud : yoğun bulut
    dense fog : yoğun sis
    dense forest : sık orman
    dense population : yoğun nüfus
    dense smoke : yoğun duman