Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Deprived ne demek?

Deprived ne demek? Deprived ne anlama gelir? Deprived İngilizce örnek cümle. Deprived eş anlamlıları.

    deprive (v)

    yoksun bırakmak

    Deprived (v) ingilizce örnek cümle

    The king was deprived of his power.

    Kral gücünden mahrum kaldı.

    When the body is deprived of carbohydrates, it automatically uses fat as a source of energy.

    Vücut karbonhidratlardan yoksun bırakıldığı zaman, otomatik olarak yağı bir enerji kaynağı olarak kullanır.

    Worrying deprived him of sleep.

    Endişelenmek onu uykusundan yoksun bıraktı.

    The traffic accident deprived him of his sight.

    Trafik kazası onu görme yetisinden mahrum bıraktı.

    The law deprives criminals of their right to vote.

    Yasa, suçluları oy kullanma hakkından yoksun bırakıyor.

    Boiling vegetables can deprive them of their goodness.

    Sebzeleri kaynatmak onların faydalı kısımlarını kaybettirebilir.

    Deprived (adj) Preposition Kullanımları

    deprive sb of sth : birini bir şeyden mahrum bırakmak
    deprived (adj)

    yoksun

    mahrum

    Deprived (adj) ingilizce örnek cümle

    You can't function properly when you're deprived of sleep.

    Uykusuz kaldığınızda düzgün çalışamazsınız.

    Deprived (adj) Collocations

    relatively deprived : nispeten yoksun
    severely deprived : ciddi şekilde mahrum bırakılan
    socially deprived : sosyal olarak yoksun
    totally deprived : tamamen yoksun
    economically deprived : ekonomik olarak yoksun
    7 Örnek daha
    emotionally deprived : duygusal olarak yoksun
    extremely deprived : son derece yoksun
    deprived area : yoksun bölge
    deprived background : yoksun geçmiş
    deprived childhood : yoksun çocukluk
    deprived estate : yoksun arazi
    feel deprived : yoksun hissetmek
    Daha az gör

    Deprived (adj) Preposition Kullanımları

    deprived of : ..dan mahrum