Yükleniyor...
Desperate [Adjective] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Desperate (Adj) ne demek?

Desperate (Adj) ne demek? Desperate ne anlama gelir? Desperate İngilizce örnek cümle. Desperate eş anlamlıları.

    desperate (adj)

    çaresiz

    umutsuz, şaşırmış, umutsuzluğa kapılmış

    Desperate (adj) ingilizce örnek cümle

    When he failed to find a job, Samuel started feeling desperate.

    Bir iş bulamayınca, Samuel çaresiz hissetmeye başladı.

    krizi tutmuş

    krize girmiş, aşırı istekli, ...ya can atan

    Desperate (adj) ingilizce örnek cümle

    She was desperate to lose weight.

    Kilo vermek için can atıyordu.

    vahim

    çok ciddi, kritik, çok kötü

    Desperate (adj) Collocations

    absolutely desperate : tamamen çaresiz
    slightly desperate : biraz çaresiz
    utterly desperate : tamamen çaresiz
    extremely desperate : son derece umutsuz/çaresiz
    desperate attempt : umutsuz çaba
    10 Örnek daha
    desperate effort : umutsuz çaba
    desperate longing : büyük özlem
    desperate remedy : son çare
    desperate shortage : ciddi kıtlık / eksiklik
    desperate struggle : ciddi mücadele
    become desperate : çaresiz olmak
    feel desperate : çaresiz hissetmek
    make sb desperate : birini çaresiz hale getirmek
    desperate criminal : tehlikeli / azılı suçlu
    desperate killer : tehlikeli / azılı katil
    Daha az gör

    Desperate (adj) Preposition Kullanımları

    desperate about : ... hakkında çaresiz
    desperate for : ... krizi tutmuş