Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Diverse ne demek?

Diverse ne demek? Diverse ne anlama gelir? Diverse İngilizce örnek cümle. Diverse eş anlamlıları.

    diverse (adj)

    çeşitli

    türlü

    Diverse (adj) ingilizce örnek cümle

    This city has a very diverse population.

    Bu şehrin çok çeşitli bir nüfusu var.

    Papua New Guinea is the world's most linguistically diverse country.

    Papua Yeni Gine, dünyanın dil bakımından en çeşitli ülkesidir.

    Diverse (adj) Collocations

    apparently diverse : görünüşte çeşitli
    biologically diverse : biyolojik olarak çeşitli
    culturally diverse : kültürel olarak çeşitli
    highly diverse : son derece çeşitli
    increasingly diverse : gittikçe çeşitli
    53 Örnek daha
    incredibly diverse : inanılmaz derecede çeşitli
    linguistically diverse : dilsel olarak çeşitli
    racially diverse : ırksal olarak çeşitli
    relatively diverse : nispeten farklı
    religiously diverse : dini olarak çeşitli
    remarkably diverse : son derece farklı
    richly diverse : zengin çeşitlilik
    seemingly diverse : görünüşte çeşitlilik
    socially diverse : sosyal olarak çeşitli
    widely diverse : oldukça çeşitli
    wildly diverse : çılgınca çeşitli
    economically diverse : ekonomik olarak çeşitli
    enormously diverse : aşırı derecede çeşitli
    ethnically diverse : etnik olarak farklı
    exceptionally diverse : olağanüstü derecede çeşitli
    extremely diverse : son derece çeşitli
    fairly diverse : oldukça çeşitli
    genetically diverse : genetik olarak çeşitli
    geographically diverse : coğrafi olarak farklı
    demographically diverse : demografik olarak çeşitli
    diverse array : çeşitli sıra/ dizi
    diverse assortment : farklı karışım/çeşit
    diverse audience : farklı izleyici
    diverse background : farklı geçmiş / tecrübe
    diverse bunch : farklı /çeşitli topluluk
    diverse clientele : farklı daimi müşteri
    diverse collection : çeşitli koleksiyon
    diverse community : farklı topluluk
    diverse crowd : farklı/çeşitli kalabalık
    diverse culture : çeşitli kültür
    diverse element : farklı öğe/ eleman
    diverse group : çeşitli grup
    diverse heritage : çeşitli miras
    diverse influence : çeşitli etki
    diverse interest : farklı ilgi
    diverse interpretation : farklı yorum
    diverse mix : çeşitli karışım
    diverse neighbourhood : çeşitli çevre / mahalle
    diverse people : çeşit çeşit insan
    diverse pool : farklı havuz
    diverse population : çeşitli nüfus
    diverse range : çok çeşitli
    diverse repertoire : çeşitli repertuvar
    diverse set : çeşitli set/ dizi
    diverse society : çeşitli toplum/ topluluk
    diverse subject : farklı konu/kişi
    diverse topic : çeşitli konu
    diverse type : çeşitli tür
    diverse viewpoint : farklı bakış açısı
    diverse workforce : çeşitli iş gücü
    be diverse : çeşitli olmak
    seem diverse : farklı/ çeşitli gibi görünmek
    a diverse range of : birçok farklı ...
    Daha az gör