Yükleniyor...
Domestic [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Domestic (Adj) ne demek?

Domestic (Adj) ne anlama gelir? Domestic ne demektir? Domestic İngilizce örnek cümle.

    domestic (n)

    hizmetli

    hizmetçi
    domestic (adj)

    yurt içi

    ülke içi, yerli, dahili

    Domestic (adj) ingilizce örnek cümle

    That airport is only operating domestic flights.

    Bu havaalanı sadece iç hat uçuşlarını işletiyor.

    The shrinking of the domestic market has been blamed on inflation.

    İç pazardaki küçülmenin suçlusu enflasyon olarak görülüyor.

    aile içi

    evsel, ailevi, domestik

    Domestic (adj) ingilizce örnek cümle

    Domestic violence is a problem affecting a lot of families.

    Aile içi şiddet birçok aileyi etkileyen bir sorundur.

    evcil

    ev hayvanı

    Domestic (adj) ingilizce örnek cümle

    Cow is a very famous and important domestic animal.

    İnek çok meşhur ve önemli bir evcil hayvandır.

    Domestic (adj) Collocations

    domestic animal : evcil hayvan
    domestic appliance : ev aletleri/beyaz eşya
    domestic assault : aile içi şiddet
    domestic banking : yurt içi bankacılık
    domestic cat : ev kedisi
    30 Örnek daha
    domestic commitment : yerel bağlılık
    domestic consumption : yurtiçi tüketim
    domestic counterpart : yerli meslektaşı
    domestic demand : iç/yurt içi talep
    domestic disturbance : iç karışıklık
    domestic economy : yerel ekonomi
    domestic flight : içhatlar uçuşu
    domestic harmony : iç uyum
    domestic industry : yerli sanayi
    domestic inflation : yurtiçi enflasyon
    domestic investor : yerli yatırımcı
    domestic issue : iç sorun
    domestic life : ev hayatı
    domestic manufacturer : yerli üretici
    domestic market : yurt içi piyasa
    domestic policy : iç politika
    domestic producer : yerli üretici
    domestic product : yerli ürün
    domestic production : yerli üretim
    domestic purpose : evsel amaç/ çalışma
    domestic realm : iç bölge
    domestic sphere : aile içi alan
    domestic supply : iç kaynak
    domestic task : ev işi
    domestic trade : iç ticaret
    domestic turmoil : iç kargaşa
    domestic violence : aile içi şiddet
    domestic front : iç cephe
    gross domestic product : gayri safi yurt içi hasıla
    domestic-violence victim : aile içi şiddet kurbanı
    Daha az gör

    Domestic ile Bağlantılı Kelimeler