Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Environmental ne demek?

Environmental ne demek? Environmental ne anlama gelir? Environmental İngilizce örnek cümle. Environmental eş anlamlıları.

    environmental (adj)

    çevresel

    çevreye ilişkin, çevreye ait

    Environmental (adj) ingilizce örnek cümle

    Environmental pollution is causing abnormal weather conditions.

    Çevre kirliliği anormal hava koşullarına neden oluyor.

    Environmental (adj) Collocations

    environmental awareness : çevre duyarlılığı
    environmental benefit : çevresel fayda
    environmental catastrophe : çevresel felaket
    environmental cause : çevresel sebep
    environmental challenge : çevresel zorluk
    48 Örnek daha
    environmental changes : çevresel değişiklikler
    environmental concern : çevresel sorun
    environmental condition : çevresel durum
    environmental conscience : çevresel duyarlılık
    environmental consciousness : çevre bilinci
    environmental consequences : çevresel sonuçlar
    environmental conservation : çevresel koruma
    environmental contamination : çevre kirliliği
    environmental cost : çevresel maliyet
    environmental damage : çevresel zarar
    environmental destruction : çevresel tahribat
    environmental deterioration : çevresel bozulma
    environmental devastation : çevresel tahribat
    environmental disaster : çevre felaketi
    environmental disturbance : çevresel rahatsızlık
    environmental ethics : çevre ahlakı
    environmental factor : çevresel faktör
    environmental group : çevreci grup
    environmental harm : çevresel zarar
    environmental hazard : çevresel tehlike
    environmental health : çevre sağlığı
    environmental impact : çevresel etki
    environmental implication : çevresel etki
    environmental importance : çevresel önem
    environmental influence : çevresel etki
    environmental issue : çevresel sorun
    environmental monitoring : çevresel izleme
    environmental organization : çevresel organizasyon
    environmental performance : çevresel performans
    environmental policy : çevre politikası
    environmental pollutant : çevre kirletici
    environmental pollution : çevre kirliliği
    environmental problem : çevresel sorun
    environmental protection : çevre koruma
    environmental regulation : çevre düzenlemesi
    environmental requirement : çevresel gereksinim
    environmental restriction : çevresel kısıtlama
    environmental risk : çevresel risk
    environmental science : çevre bilimi
    environmental standard : çevre standardı
    environmental stimulus : çevresel uyarı
    environmental stress : çevresel stres
    environmental tax : çevre vergisi
    environmental (green) technology : çevre teknolojisi
    environmental threat : çevresel tehdit
    environmental variation : çevresel değişim
    environmental degradation : çevresel bozulma
    environmental effects : çevresel etkiler
    Daha az gör