Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Essential ne demek?

Essential ne demek? Essential ne anlama gelir? Essential İngilizce örnek cümle. Essential eş anlamlıları.

    essential (adj)

    gerekli

    önemli, hayati, asıl

    Essential (adj) ingilizce örnek cümle

    Advertising is essential in every marketing strategy.

    Her pazarlama stratejisinde reklam gereklidir.

    A balanced diet and exercise are essential to stay healthy.

    Sağlıklı kalmak için dengeli bir beslenmek ve egzersiz önemlidir.

    Sufficient levels of potassium are essential for the heart to function.

    Kalbin çalışması için yeterli düzeyde potasyum gereklidir.

    Sleep is essential to your overall health.

    Uyku, genel sağlığınız için çok önemlidir.

    Essential (adj) Collocations

    absolutely essential : kesinlikle gerekli
    almost essential : neredeyse gerekli
    clearly essential : açıkça gerekli
    really essential : gerçekten gerekli
    truly essential : gerçekten gerekli
    71 Örnek daha
    virtually essential : neredeyse gerekli
    equally essential : eşit derecede gerekli
    fairly essential : oldukça gerekli
    essential accessory : gerekli aksesuar
    essential accompaniment : gerekli eşlik
    essential aid : temel/gerekli yardım
    essential aspect : temel yön
    essential attribute : temel/gerekli özellik
    essential character : temel özellik
    essential characteristic : temel özellik
    essential component : gerekli bileşen
    essential concept : temel kavram
    essential core : temel çekirdek/öz
    essential detail : gerekli detay/ayrıntı
    essential difference : temel fark
    essential dilemma : temel ikilem
    essential dimension : temel boyut
    essential distinction : temel ayrım
    essential element : esas unsurlar
    essential equipment : temel/gerekli ekipman
    essential facility : gerekli tesis
    essential feature : temel özellik
    essential function : temel/gerekli görev
    essential guide : temel rehber
    essential ingredient : gerekli bileşen
    essential item : gerekli madde
    essential link : temel/gerekli bağlantı
    essential maintenance : temel/gerekli bakım
    essential mineral : gerekli mineral
    essential nature : temel özellik
    essential need : temel ihtiyaç
    essential oil : çiçek özü
    essential part : gerekli parça/bölüm
    essential preliminary : gerekli giriş
    essential prelude : gerekli giriş
    essential prerequisite : gerekli ön şart
    essential principle : temel/gerekli ilke
    essential property : gerekli özellik
    essential protein : gerekli protein
    essential quality : gerekli kalite
    essential reading : gerekli okuma
    essential reference : önemli/gerekli kaynak
    essential repair : gerekli onarım
    essential requirement : ana gereksinim
    essential role : önemli rol
    essential service : gerekli hizmet/sistem
    essential skill : gerekli beceri
    essential spirit : gerekli ruh
    essential step : gerekli adım
    essential task : öncelikli vazife
    essential thing : gerekli şey
    essential tool : gerekli araç
    essential training : gerekli eğitim
    essential truth : gerekli gerçek
    essential unity : gerekli birlik
    essential vitamin : gerekli vitamin
    essential vocabulary : gerekli kelime bilgisi
    appear essential : gerekli görünmek
    be essential : gerekli olmak
    become essential : gerekli olmak
    consider sth essential : gerekli bulmak
    deem sth essential : gerekli bulmak
    find sth essential : gerekli bulmak
    make sth essential : gerekli yapmak
    regard sth as essential : gerekli kabul etmek
    remain essential : gerekli kalmak
    see sth as essential : gerekli gibi görmek
    seem essential : gerekli gibi görünmek
    think sth essential : gerekli olduğunu düşünmek
    essential information : gerekli bilgi
    essential condition : temel/gerekli şart
    Daha az gör

    Essential (adj) Preposition Kullanımları

    essential for : …için gerekli
    essential to : …için gerekli