Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Established ne demek?

Established ne demek? Established ne anlama gelir? Established İngilizce örnek cümle. Established eş anlamlıları.

    establish (v)

    kurmak

    inşa etmek, oluşturmak

    Established (v) ingilizce örnek cümle

    My brother established a successful business in a very short time.

    Kardeşim çok kısa sürede başarılı bir iş kurdu.

    My aim is to establish human contact with the employees.

    Amacım çalışanlarla insani temas kurmak.

    belirlemek

    saptamak, bulmak, karar vermek

    Established (v) ingilizce örnek cümle

    To be successful, you have to establish a good plan.

    Başarılı olmak için iyi bir plan yapmak zorundasınız.

    The scientists can establish the age of the fossils.

    Bilim adamları fosillerin yaşını belirleyebilirler.

    Established (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, kurmak anlamında kullanılabilir.
    set up (pv) : kurmak, ayarlamak, oyuna getirmek
    establish (v) : kurmak, belirlemek
    found (v) : kurmak, dayan(dır)mak


    Established (adj) Collocations

    convention may establish : tartışma başlayabilir
    enquiry may establish : soruşturma başlayabilir
    evidence may establish : kanıt ortaya konabilir
    settler may establish : yerleşimci yerleştirilebilir
    treaty may establish : antlaşma kurulabilir
    62 Örnek daha
    establish border : sınır koymak
    establish business : iş kurmak
    establish church : kilise kurmak
    establish claim : iddiasını kabul ettirmek/kanıtlamak
    establish colony : koloni kurmak
    establish common ground : ortak zemin/fikir bulmak/belirlemek
    establish communication : iletişim/bağlantı kurmak
    establish company : şirket kurmak
    establish contact : iletişim kurmak
    establish criterion : kriter belirlemek
    establish democracy : demokrasi kurmak
    establish dominance : egemenlik kurmak
    establish domination : egemenlik kurmak
    establish a dynasty : bir hanedan kurmak
    establish empire : imparatorluk kurmak
    establish existence : varlığını belirlemek
    establish farm : çiftlik kurmak
    establish framework : çerçeve oluşturmak
    establish fund : fon kurmak
    establish government : hükümeti kurmak
    establish habit : alışkanlık edinmek
    establish identity : kimlik belirlemek
    establish limit : sınır kurmak
    establish link : bağlantı kurmak
    establish panel : panel kurmakmak
    establish party : parti kurmak
    establish pattern : model / biçim oluşturmak
    establish peace : barışı sağlamak
    establish policy : politika oluşturmak
    establish priority : öncelik vermek
    establish programme : program oluşturmak
    establish relation : bağ/ilişki kurmak
    establish relationship : ilişki kurmak
    establish republic : cumhuriyeti kurmak
    establish reputation : itibar oluşturmak, ün kazanmak
    establish requirement : gereklilik kurmak
    establish reserve : rezerv kurmak
    establish residence : ikamet kurmak, ikamete yerleşmek
    establish role : rol biçmek
    establish rule : kural belirlemek
    establish settlement : yerleşim kurmak
    establish society : toplum kurmak
    establish sovereignty : egemenlik kurmak
    establish structure : bina kurmak
    establish superiority : üstünlük kurmak
    establish system : sistem kurmak
    establish task force : görev gücü kurmak
    establish a territory : bir bölge kurmak
    establish tie : bağ kurmak
    establish trust : güven kurmak
    establish validity : geçerliliğini belirlemek
    establish conclusively : kesin olarak kurmak
    establish effectively : etkili bir şekilde kurmak
    establish fully : tam olarak belirlemek
    establish initially : başlangıçta kurmak
    establish originally : başlangıçta kurmak
    establish scientifically : bilimsel açıdan belirlemek
    firmly established : iyice yerleşmiş
    newly established : yeni kurulmuş
    once established : kurulduktan sonra
    well established : iyi yapılandırılmış
    establish an order : bir düzen kurmak
    Daha az gör

    Established (adj) Preposition Kullanımları

    establish as : ...olarak saptamak/kabul etmek
    established (adj)

    yerleşmiş

    yerleşik, yer edinmiş

    Established (adj) Collocations

    established church : yerleşik kilise
    established composer : yerleşmiş/ varolan besteci
    established limit : kurulmuş sınır
    established norm : yerleşmiş kural
    established order : kurulu düzen
    5 Örnek daha
    established practice : yerleşik uygulama
    become established : yerleşmek
    clearly established : açıkça belirlenmiş
    established principle : yerleşmiş ilke
    long established : köklü
    Daha az gör