Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Excessive ne demek?

Excessive ne demek? Excessive ne anlama gelir? Excessive İngilizce örnek cümle. Excessive eş anlamlıları.

    excessive (adj)

    aşırı

    fazla, haddinden fazla

    Excessive (adj) ingilizce örnek cümle

    Excessive smoking will injure your health.

    Aşırı sigara içmek sağlığınıza zarar verecektir.

    Excessive supply leads to a drop in prices.

    Aşırı arz, fiyatlarda düşüşe yol açar.

    Excessive (adj) Collocations

    clearly excessive : açıkça aşırı
    grossly excessive : aşırı derecede aşırı
    manifestly excessive : açıkça aşırı
    rather excessive : oldukça aşırı
    slightly excessive : biraz aşırı
    52 Örnek daha
    somewhat excessive : biraz aşırı
    wildly excessive : çılgınca/son derece aşırı
    excessive alcohol : aşırı alkol
    excessive amount : aşırı miktarda
    excessive bleeding : aşırı kanama
    excessive bureaucracy : aşırı bürokrasi
    excessive caution : aşırı dikkat
    excessive claim : aşırı talep
    excessive cleanliness : aşırı temizlik
    excessive consumption : aşırı tüketim
    excessive delay : aşırı gecikme
    excessive demand : aşırı talep/istek
    excessive dependence : aşırı bağımlılık
    excessive drinking : aşırı içki
    excessive emphasis : aşırı vurgu
    excessive enthusiasm : aşırı coşku
    excessive expenditure : aşırı harcama
    excessive exposure : aşırı maruz kalma
    excessive force : aşırı güç
    excessive growth : aşırı büyüme
    excessive heat : aşırı sıcak
    excessive indulgence : aşırı müsamaha
    excessive intake : aşırı alım
    excessive level : aşırı seviye
    excessive overtime : aşırı fazla mesai
    excessive politeness : aşırı nezaket
    excessive preoccupation : aşırı meşgul olma
    excessive rainfall : aşırı yağış
    excessive regulation : aşırı düzenleme
    excessive reliance : aşırı güven
    excessive secrecy : aşırı gizlilik
    excessive strain : aşırı gerginlik
    excessive stress : aşırı stres
    excessive taxation : aşırı vergilendirme
    excessive use : aşırı kullanım
    excessive violence : aşırı şiddet
    excessive wastage : aşırı israf
    excessive wear : aşırı aşınma
    excessive workload : aşırı iş yükü
    excessive zeal : aşırı heves
    appear excessive : aşırı görünmek
    be excessive : aşırı olmak
    become excessive : aşırı olmak
    consider sth excessive : bir şeyin aşırı olduğunu düşünmek
    regard sth as excessive : bir şeyi aşırı bulmak/ görmek
    see sth as excessive : bir şeyi aşırı görmek
    seem excessive : aşırı görünmek
    excessive alcohol consumption : aşırı alkol tüketimi
    excessive punishment : aşırı ceza
    excessive absenteeism : aşırı devamsızlık
    excessive speeding : aşırı hız yapma
    excessive weight loss : aşırı kilo kaybı
    Daha az gör