Yükleniyor...
Extremely [Adv] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Extremely (Adv) ne demek?

Extremely (Adv) ne anlama gelir? Extremely ne demektir? Extremely İngilizce örnek cümle.

    extremely (adv)

    son derece

    oldukça, aşırı derecede, fazlasıyla

    Extremely (adv) Collocations

    extremely able : son derece kabiliyetli
    extremely abstract : son derece soyut
    extremely abusive : son derece aşağılayıcı
    extremely accurate : son derece doğru
    extremely active : aşırı derecede aktif
    705 Örnek daha
    extremely adaptable : son derece uyarlanabilir
    extremely addictive : son derece bağımlılık yapan
    extremely adept : son derece usta
    extremely advanced : son derece gelişmiş
    extremely advantageous : son derece avantajlı
    extremely afraid : aşırı derecede korkmuş
    extremely aggressive : son derece agresif
    extremely aggrieved : son derece acımasız
    extremely agitated : son derece heyecanlı
    extremely agreeable : son derece uygun
    extremely alarmed : son derece paniğe kapılmış
    extremely alarming : son derece endişe verici
    extremely alert : son derece dikkatli
    extremely ambitious : son derece iddialı
    extremely ambivalent : oldukça kararsız
    extremely amiable : son derece sevimli
    extremely amused : son derece eğlenceli
    extremely amusing : son derece eğlenceli
    extremely ancient : son derece eski
    extremely angry : son derece sinirli
    extremely annoyed : son derece sinirlenmiş
    extremely annoying : son derece sinir bozucu
    extremely anxious : son derece endişeli
    extremely apologetic : son derece mahcup
    extremely appealing : son derece çekici
    extremely apprehensive : son derece endişeli
    extremely appropriate : son derece uygun
    extremely articulate : son derece açıkça ifade edebilen
    extremely artificial : son derece yapay
    extremely attractive : aşırı derecede çekici
    extremely authoritarian : oldukça otoriter
    extremely awkward : oldukça (başa çıkması) zor
    extremely backward : son derece gelişmemiş
    extremely bad : son derece kötü
    extremely bad-tempered : son derece aksi
    extremely battered : son derece hırpalanmış
    extremely beautiful : son derece güzel
    extremely beneficial : son derece faydalı
    extremely biased : oldukça ön yargılı
    extremely big : son derece büyük
    extremely bitter : son derece kızgın/mutsuz/çok soğuk/acı
    extremely bizarre : son derece tuhaf
    extremely bleak : son derece kasvetli/hoş olmayan (yer,hava)
    extremely bold : son derece cesur
    extremely bored : son derece canı sıkkın/sıkılmış
    extremely boring : son derece sıkıcı
    extremely brave : son derece cesur
    extremely breathless : son derece nefessiz
    extremely brief : son derece kısa
    extremely bright : son derece parlak
    extremely broad : son derece geniş
    extremely bureaucratic : aşırı bürokratik
    extremely businesslike : son derece ticari
    extremely busy : son derece yoğun
    extremely calm : son derece sakin
    extremely capable : son derece yetenekli
    extremely careful : son derece dikkatli
    extremely careless : son derece dikkatsiz
    extremely casual : son derece gündelik/ilgisiz
    extremely cautious : son derece dikkatli
    extremely challenging : son derece zorlayan
    extremely chaotic : son derece kargaşaya sebep olan
    extremely charming : son derece büyüleyici/alımlı
    extremely cheap : son derece ucuz
    extremely cheerful : son derece neşeli
    extremely chilly : son derece soğuk
    extremely civil : son derece sivil/kibar
    extremely claustrophobic : son derece klostrofobik
    extremely clean : son derece temiz
    extremely clear : son derece net
    extremely clever : son derece zeki
    extremely close : son derece yakın
    extremely cloudy : çok bulutlu
    extremely cold : son derece soğuk
    extremely comfortable : son derece konforlu
    extremely comforting : son derece rahatlatıcı
    extremely comical : son derece komik
    extremely committed : son derece sadık/adanmış
    extremely common : son derece yaygın
    extremely compelling : son derece ikna edici
    extremely competent : son derece yetenekli
    extremely competitive : son derece rekabetçi
    extremely complacent : son derece halinden memnun
    extremely complex : son derece karmaşık
    extremely complicated : son derece karmaşık
    extremely complimentary : son derece ücretsiz/övücü
    extremely composed : son derece sakin
    extremely comprehensive : son derece kapsamlı
    extremely concerned : son derece endişeli
    extremely confident : son derece kendinden emin
    extremely confused : son derece kafası karışık
    extremely confusing : son derece kafa karıştırıcı
    extremely conscious : son derece bilinçli
    extremely conservative : son derece tutucu
    extremely consistent : son derece tutarlı
    extremely conspicuous : son derece dikkat çeken
    extremely content : son derece memnun
    extremely contentious : son derece çekişmeli
    extremely contrived : son derece uyduruk
    extremely controversial : son derece tartışmalı
    extremely convenient : oldukça uygun
    extremely conventional : son derece geleneksel
    extremely convincing : son derece ikna edici
    extremely cool : son derece harika/sakin
    extremely cordial : son derece samimi
    extremely costly : son derece pahalı
    extremely courageous : son derece cesur
    extremely courteous : son derece nazik
    extremely coy : son derece mahcup
    extremely creative : son derece yaratıcı
    extremely creepy : son derece acayip
    extremely critical : son derece eleştirel
    extremely cross : son derece kızgın
    extremely crowded : son derece kalabalık
    extremely cruel : son derece acımasız
    extremely curious : son derece meraklı
    extremely cynical : son derece sinsi
    extremely damaging : son derece zarar verici
    extremely damp : son derece nemli
    extremely dangerous : son derece tehlikeli
    extremely dark : son derece karanlık/koyu
    extremely dated : oldukça eski moda
    extremely decorative : son derece dekoratif
    extremely dedicated : son derece kendini adamış
    extremely deep : son derece (enine boyuna) derin
    extremely defensive : son derece savunucu
    extremely delicate : son derece hassas
    extremely demanding : son derece zorlayıcı
    extremely dependable : son derece güvenilir
    extremely depressed : son derece bunalımlı
    extremely depressing : son derece iç karartıcı/kasvetli
    extremely deprived : son derece yoksun
    extremely desirable : son derece istenebilir
    extremely desperate : son derece umutsuz/çaresiz
    extremely despondent : son derece umutsuz
    extremely destructive : son derece yıkıcı
    extremely detailed : son derece ayrıntılı
    extremely determined : son derece kararlı
    extremely detrimental : son derece zararlı
    extremely devoted : son derece kendini adamış
    extremely difficult : son derece zor
    extremely dignified : son derece onurlu
    extremely direct : son derece doğrudan
    extremely dirty : son derece kirli
    extremely disadvantaged : son derece dezavantajlı
    extremely disappointed : son derece hayal kırıklığına uğramış
    extremely disappointing : son derece hayal kırıklığına uğratan
    extremely disconcerting : son derece endişe verici
    extremely disillusioned : son derece hayal kırıklığına uğramış
    extremely dismal : son derece kötü
    extremely dismissive : son derece burun kıvıran
    extremely disorganized : son derece düzensiz
    extremely disruptive : son derece yıkıcı
    extremely dissatisfied : son derece memnuniyetsiz
    extremely distant : son derece uzak
    extremely distasteful : son derece iğrenç
    extremely distinctive : son derece ayırt edici
    extremely distraught : son derece rahatsız/kendinden geçmiş
    extremely distressing : son derece üzüntülü
    extremely disturbing : son derece/oldukça rahatsız edici
    extremely diverse : son derece çeşitli
    extremely divisive : son derece anlaşmazlık çıkaran
    extremely dominant : son derece baskın
    extremely doubtful : son derece şüpheli
    extremely dramatic : son derece belirgin
    extremely drunk : son derece sarhoş
    extremely dry : son derece kuru
    extremely dubious : son derece tartışmalı/şüpheli
    extremely dull : son derece sıkıcı
    extremely dumb : son derece aptal
    extremely dynamic : son derece dinamik/canlı
    extremely eager : son derece istekli
    extremely early : oldukça erken
    extremely easy : son derece kolay
    extremely eccentric : son derece eksantrik/tuhaf davranan
    extremely economical : son derece ekonomik
    extremely eerie : oldukça tüyler ürpertici
    extremely effective : son derece etkili
    extremely efficient : son derece verimli
    extremely elaborate : son derece ayrıntılı
    extremely elegant : son derece zarif
    extremely eloquent : son derece güzel konuşan
    extremely elusive : son derece zor
    extremely embarrassed : son derece utanmış
    extremely embarrassing : son derece mahcup eden
    extremely emotional : son derece duygusal
    extremely emphatic : son derece etkili
    extremely encouraging : son derece cesaret veren
    extremely energetic : son derece enerjik
    extremely enigmatic : son derece gizemli
    extremely enjoyable : son derece keyifli/hoş
    extremely entertaining : son derece eğlenceli
    extremely enthusiastic : son derece hevesli/coşkulu
    extremely envious : son derece kıskanç
    extremely erotic : son derece şehvetli
    extremely erratic : son derece düzensiz
    extremely evident : son derece belli
    extremely excitable : oldukça hemen/kolay heyecanlanan
    extremely excited : son derece heyecanlı
    extremely exciting : son derece heyecan verici
    extremely exclusive : son derece özel ve pahalı
    extremely exhausting : son derece yorucu
    extremely expensive : son derece pahalı
    extremely experienced : son derece tecrübeli
    extremely explicit : son derece açık
    extremely explosive : oldukça kızgınlığa sebep olan
    extremely exposed : son derece maruz kalmış
    extremely expressive : son derece anlamlı
    extremely faint : son derece zayıf
    extremely faithful : son derece sadık
    extremely familiar : son derece tanıdık/bildik
    extremely famous : son derece ünlü
    extremely far-fetched : son derece inanılması güç
    extremely fashionable : son derece moda
    extremely fast : son derece hızlı
    extremely favourable : son derece olumlu
    extremely fearful : son derece korkunç/korkmuş
    extremely feminine : son derece kadınsı
    extremely fertile : son derece verimli/doğurgan
    extremely fickle : son derece dönek/değişken
    extremely fine : son derece zayıf/küçük
    extremely firm : son derece katı
    extremely fit : son derece zinde/sağlıklı
    extremely flammable : Son derece yanıcı
    extremely flat : son derece düz
    extremely flattered : son derece gururu okşanmış
    extremely flattering : son derece pohpohlayan
    extremely flexible : son derece esnek
    extremely fluid : son derece akışkan
    extremely flushed : oldukça yüzü kızarmış
    extremely fond : son derece düşkün
    extremely foolish : son derece aptal/aptalca
    extremely formal : son derece resmi/olması gereken
    extremely formidable : son derece zorlu
    extremely forthright : son derece açık
    extremely fortunate : son derece şanslı
    extremely fragile : son derece kırılgan
    extremely fragrant : son derece güzel kokulu
    extremely frail : son derece zayıf
    extremely frank : son derece samimi
    extremely frequent : son derece sık
    extremely fresh : son derece taze
    extremely friendly : son derece arkadaşça/dostane
    extremely frightened : son derece korkmuş
    extremely frightening : son derece korkutucu
    extremely fruitful : son derece faydalı
    extremely frustrated : son derece hüsrana uğramış
    extremely frustrating : son derece can sıkıcı
    extremely full : son derece dolu
    extremely funny : oldukça komik/gülünç
    extremely fuzzy : son derece bulanık
    extremely generous : son derece cömert
    extremely gentle : son derece nazik
    extremely gifted : son derece yetenekli
    extremely glad : son derece memnun
    extremely glamorous : son derece cazibeli
    extremely good : son derece iyi
    extremely good-looking : son derece iyi görünümlü
    extremely grateful : Son derece minnettar
    extremely gratifying : son derece sevindirici
    extremely gregarious : son derece sosyal
    extremely gruesome : son derece tüyler ürpertici
    extremely guilty : son derece suçlu/kabahatli
    extremely handsome : son derece yakışıklı
    extremely handy : son derece kullanışlı
    extremely haphazard : son derece gelişigüzel
    extremely happy : son derece mutlu
    extremely hard : son derece katı/sert
    extremely harmful : son derece zararlı
    extremely harsh : son derece kaba
    extremely hazardous : son derece tehlikeli
    extremely hazy : son derece kafası karışık
    extremely healthy : son derece sağlıklı
    extremely heavy : son derece ağır
    extremely helpful : son derece yardımsever
    extremely hierarchical : son derece hiyerarşik
    extremely hoarse : son derece boğuk(ses)
    extremely honest : son derece dürüst
    extremely honoured : son derece onurlu
    extremely hopeful : son derece umutlu
    extremely hostile : son derece kötü/saldırgan
    extremely hot : son derece sıcak
    extremely humorous : son derece komik
    extremely hungry : son derece aç
    extremely hurt : son derece üzülmüş
    extremely ignorant : son derece bilgisiz
    extremely ill : son derece hasta
    extremely illuminating : son derece aydınlatıcı
    extremely imaginative : son derece yaratıcı/hayal gücü kuvvetli
    extremely immature : son derece olgunlaşmamış
    extremely immoral : son derece ahlaksız
    extremely impatient : son derece sabırsız
    extremely impersonal : son derece kişisel olmayan
    extremely impertinent : son derece saygısız
    extremely implausible : son derece inanılması güç
    extremely important : son derece önemli
    extremely impractical : son derece pratik olmayan/kullanışsız
    extremely imprecise : son derece eksik
    extremely impressed : son derece etkilenmiş
    extremely impressionable : son derece çabuk etkilenir
    extremely impressive : son derece etkileyici
    extremely improbable : son derece olanaksız
    extremely inaccurate : son derece hatalı
    extremely inadequate : son derece yetersiz
    extremely inappropriate : son derece uygunsuz
    extremely inconvenient : son derece uygunsuz/zahmetli
    extremely indignant : oldukça haksızlığa uğramış
    extremely ineffective : son derece etkisiz
    extremely inefficient : son derece verimsiz
    extremely inexpensive : son derece ucuz
    extremely inexperienced : son derece tecrübesiz
    extremely inflexible : son derece sert
    extremely influential : son derece etkili
    extremely informal : oldukça senli benli
    extremely informative : son derece bilgilendirici
    extremely infrequent : son derece seyrek/sık olmayan
    extremely ingenious : son derece dahice
    extremely inhibited : son derece yasaklanan
    extremely insecure : son derece güvensiz
    extremely insensitive : son derece duyarsız/duygusuz
    extremely instructive : son derece eğitici
    extremely insulting : son derece hakaret edici
    extremely intelligent : son derece zeki
    extremely intense : son derece yoğun
    extremely interested : son derece ilgili
    extremely interesting : son derece ilginç
    extremely intolerant : son derece hoşgörüsüz/hazımsız
    extremely intricate : son derece karışık
    extremely intriguing : son derece ilgi çekici
    extremely intrusive : son derece istenmeyen
    extremely intuitive : son derece sezgisel
    extremely inventive : son derece yaratıcı
    extremely involved : son derece karmakarışık
    extremely ironic : son derece garip/alaycı
    extremely irresponsible : son derece sorumsuz
    extremely irritated : son derece rahatsız olmuş
    extremely irritating : son derece rahatsız edici
    extremely isolated : son derece yalnız/soyutlanmış
    extremely jealous : son derece kıskanç
    extremely keen : son derece istekli
    extremely kind : son derece nazik
    extremely knowledgeable : son derece bilgili
    extremely lame : son derece yavan
    extremely large : son derece büyük/geniş
    extremely late : son derece geç
    extremely lazy : son derece tembel
    extremely lengthy : son derece uzun/bitmek bilmez
    extremely lenient : son derece hafif (ceza vb.)
    extremely liberal : son derece özgür düşünceli
    extremely light : son derece hafif
    extremely light-headed : son derece sersem
    extremely likeable : son derece sempatik/kendini sevdiren
    extremely likely : Son derece muhtemel
    extremely limited : son derece sınırlı
    extremely literate : son derece kültürlü
    extremely logical : son derece mantıklı
    extremely lonely : son derece yalnız
    extremely long : son derece uzun
    extremely long-lived : son derece uzun ömürlü
    extremely loud : oldukça gürültülü
    extremely low : son derece alçak/düşük
    extremely loyal : son derece sadık
    extremely lucky : oldukça şanslı
    extremely lucrative : oldukça kârlı/kazançlı
    extremely luxurious : son derece lüks/konforlu
    extremely mad : son derece çıldırmış/kızgın
    extremely marked : oldukça göze çarpan
    extremely marketable : son derece satılabilir
    extremely masculine : oldukça erkeksi
    extremely mature : son derece olgun
    extremely mean : son derece acımasız
    extremely mellow : son derece pürüzsüz/rahat
    extremely memorable : son derece hatırlanmaya değer
    extremely menacing : son derece tehdit edici
    extremely mild : son derece yumuşak (hava)
    extremely militant : oldukça mücadeleci
    extremely minor : oldukça önemsiz
    extremely miserable : son derece perişan
    extremely misleading : oldukça yanıltıcı
    extremely mixed : son derece karışık
    extremely mobile : son derece hareketli
    extremely modest : son derece mütevazi
    extremely motivated : son derece motive olmuş/güdülenmiş
    extremely muddled : son derece düzensiz/kafası karışık
    extremely muddy : son derece çamurlu
    extremely mundane : son derece sıradan
    extremely muted : son derece sessiz
    extremely naive : son derece saf
    extremely narrow : son derece dar
    extremely nasty : son derece tehlikeli
    extremely neat : son derece derli toplu/düzgün
    extremely negative : son derece olumsuz
    extremely nervous : son derece gergin/endişeli
    extremely nice : son derece hoş/kibar
    extremely noisy : son derece gürültülü
    extremely noticeable : son derece fark edilir/belirgin
    extremely novel : son derece yeni
    extremely nutritious : son derece besleyici
    extremely obscure : son derece belirsiz
    extremely observant : son derece gözlemci
    extremely obvious : son derece açık
    extremely odd : oldukça garip/alışılmamış
    extremely off-putting : son derece sevimsiz/ rahatsız edici
    extremely offensive : oldukça saldırgan
    extremely oily : oldukça yağlı
    extremely old : son derece yaşlı
    extremely old-fashioned : son derece eski moda/modası geçmiş
    extremely opaque : oldukça anlaşılması zor (üslup)
    extremely open : son derece açık/dürüst
    extremely optimistic : son derece iyimser
    extremely organized : son derece planlı/düzenli
    extremely original : son derece orijinal/özgün/asıl
    extremely ornate : son derece süslü
    extremely orthodox : son derece herkesçe kabul gören
    extremely overcrowded : oldukça kalabalık
    extremely overgrown : oldukça büyümüş/kaplanmış
    extremely overweight : oldukça kilolu
    extremely painful : son derece acı veren/ağrılı
    extremely pale : oldukça solgun
    extremely passive : son derece pasif/hareketsiz
    extremely patchy : son derece düzensiz
    extremely patient : son derece sabırlı
    extremely patriotic : son derece vatansever
    extremely patronizing : oldukça küçümseyen
    extremely peaceful : son derece barış dolu
    extremely peeved : son derece sinirli
    extremely perceptive : son derece çabuk kavrayan
    extremely permissive : son derece hoşgörülü
    extremely perplexed : son derece kafası karışmış
    extremely persistent : son derece inatçı
    extremely personal : son derece kişisel
    extremely persuasive : son derece ikna edici/inandırıcı
    extremely pertinent : son derece alakalı
    extremely perverse : son derece aksi/ters
    extremely pessimistic : son derece kötümser
    extremely plain : son derece sade/sıradan
    extremely plausible : son derece makul/akla yatkın
    extremely pleasant : son derece hoş/zevkli
    extremely pleased : son derece memnun
    extremely pleasing : son derece hoşa giden
    extremely pleasurable : son derece zevkli
    extremely poignant : son derece dokunaklı
    extremely poisonous : son derece zehirli
    extremely polite : son derece kibar
    extremely popular : son derece popüler
    extremely positive : son derece olumlu
    extremely possessive : son derece paylaşmak istemeyen
    extremely potent : son derece tesirli
    extremely powerful : son derece güçlü
    extremely practical : son derece pratik
    extremely pragmatic : son derece faydacı
    extremely precious : son derece değerli
    extremely precise : son derece hassas
    extremely predictable : son derece öngörülebilir
    extremely prejudiced : son derece ön yargılı
    extremely preoccupied : son derece dalgın/meşgul
    extremely prestigious : son derece prestijli/saygın
    extremely pretty : son derece güzel
    extremely privileged : son derece ayrıcalıklı
    extremely productive : son derece üretken
    extremely professional : son derece profesyonel
    extremely proficient : son derece yetenekli
    extremely profitable : son derece kârlı
    extremely prolific : son derece üretken
    extremely prolonged : son derece uzamış/uzun süre devam eden
    extremely prominent : son derece göze çarpan/önemli
    extremely promising : son derece ümit verici
    extremely prone : son derece eğilimli/yatkın
    extremely pronounced : son derece belirgin
    extremely prosperous : son derece başarılı
    extremely proud : son derece gururlu/gurur duymuş
    extremely provocative : son derece kışkırtıcı
    extremely puzzled : son derece şaşırmış
    extremely questionable : son derece kuşkulu
    extremely quick : son derece hızlı/çabuk
    extremely quiet : son derece sessiz
    extremely radical : son derece köklü
    extremely rapid : son derece hızlı
    extremely rare : son derece nadir
    extremely reactionary : son derece gerici
    extremely readable : son derece okunaklı
    extremely realistic : son derece/oldukça gerçekçi
    extremely reasonable : son derece makul
    extremely reassuring : son derece güven verici
    extremely refreshing : son derece serinletici
    extremely regrettable : son derece üzücü
    extremely relaxed : son derece sakin
    extremely relevant : son derece alakalı
    extremely reliable : son derece güvenilir
    extremely relieved : son derece rahatlamış
    extremely religious : son derece dini
    extremely reluctant : son derece isteksiz
    extremely remote : son derece uzak
    extremely repellent : son derece tiksindirici
    extremely repetitive : son derece tekrarlayan
    extremely repressed : oldukça bastırılmış
    extremely repulsive : son derece itici/soğuk
    extremely reputable : son derece saygın
    extremely resentful : son derece kırgın
    extremely reserved : son derece hislerini gizleyen
    extremely resilient : son derece esnek/dirençli
    extremely resistant : son derece dayanıklı/dirençli
    extremely resourceful : oldukça becerikli
    extremely respectable : son derece saygıdeğer
    extremely responsible : son derece sorumlu
    extremely responsive : son derece duyarlı
    extremely restrained : son derece ölçülü
    extremely restricted : son derece kısıtlı
    extremely restrictive : son derece kısıtlayıcı
    extremely revealing : oldukça gerçekleri gösteren
    extremely rewarding : son derece ödüllendirici
    extremely rich : oldukça zengin
    extremely rigid : son derece katı
    extremely risky : son derece riskli
    extremely romantic : son derece romantik
    extremely rude : oldukça kaba
    extremely rural : son derece kırsal
    extremely sad : oldukça üzgün
    extremely safe : son derece güvenli
    extremely sarcastic : son derece alaycı/iğneleyici
    extremely satisfied : son derece memnun/tatmin olmuş
    extremely satisfying : son derece tatmin edici
    extremely scarce : son derece az/nadir
    extremely scared : son derece korkmuş
    extremely sceptical : son derece şüpheci
    extremely secretive : oldukça ağzı sıkı
    extremely secure : son derece güvenli
    extremely seductive : son derece baştan çıkarıcı/karşı konulmaz
    extremely selective : son derece seçici
    extremely self-conscious : son derece kendini bilen
    extremely self-contained : son derece bağımsız
    extremely selfish : son derece bencil
    extremely sensible : son derece mantıklı
    extremely sensitive : son derece hassas
    extremely serious : son derece ciddi
    extremely severe : son derece şiddetli
    extremely sexy : son derece çekici
    extremely shaken : oldukça sarsılmış
    extremely shaky : son derece titrek/zayıf
    extremely shallow : son derece sığ
    extremely sharp : son derece keskin/ani
    extremely shocked : son derece şaşırmış
    extremely shocking : son derece şok edici/üzücü
    extremely short : son derece kısa
    extremely shy : son derece utangaç
    extremely sick : oldukça hasta/rahatsız
    extremely significant : son derece önemli
    extremely silly : son derece aptal
    extremely similar : son derece benzer
    extremely simple : son derece basit
    extremely simplistic : son derece basitleştirilmiş
    extremely sincere : son derece samimi/içten
    extremely sinister : son derece uğursuz/kötü
    extremely skilled : son derece yetenekli
    extremely skinny : son derece cılız
    extremely slack : son derece gevşek/laçka
    extremely sleepy : son derece uykulu/sakin
    extremely slender : son derece ince/narin
    extremely slight : oldukça küçük
    extremely slim : oldukça ince/zayıf
    extremely slippery : oldukça kaygan
    extremely slow : oldukça yavaş
    extremely small : son derece küçük
    extremely smart : son derece akıllı
    extremely smooth : son derece pürüzsüz
    extremely smug : son derece kendini beğenmiş/kendinden memnun
    extremely soft : oldukça yumuşak
    extremely solemn : son derece ciddi/ağırbaşlı
    extremely solid : son derece katı
    extremely sombre : son derece hüzünlü
    extremely sophisticated : son derece gelişmiş/entelektüel
    extremely sorry : son derece üzgün
    extremely sound : son derece sağlam
    extremely sour : son derece ekşi
    extremely spacious : son derece geniş
    extremely spicy : son derece baharatlı
    extremely stable : son derece istikrarlı
    extremely staid : son derece ciddi
    extremely stale : son derece bayat
    extremely startled : son derece korkmuş
    extremely steady : son derece istikrarlı
    extremely steep : son derece dik
    extremely sticky : son derece yapışkan
    extremely stiff : son derece sert/katı
    extremely stimulating : son derece uyarıcı/tahrik edici
    extremely straightforward : son derece basit
    extremely strained : oldukça gergin/endişeli
    extremely strange : son derece tuhaf
    extremely stressed : son derece stresli
    extremely stressful : son derece stresli
    extremely striking : son derece çarpıcı
    extremely strong : oldukça güçlü
    extremely stupid : son derece aptal
    extremely subdued : oldukça suskun
    extremely subjective : oldukça öznel
    extremely subtle : son derece belirsiz
    extremely successful : son derece başarılı
    extremely suggestive : son derece seks imalı
    extremely superficial : son derece yüzeysel
    extremely supple : son derece esnek
    extremely supportive : son derece destekleyici
    extremely surprised : oldukça şaşırmış
    extremely surprising : son derece şaşırtıcı
    extremely susceptible : son derece duyarlı
    extremely suspect : son derece şüpheli
    extremely suspicious : son derece şüpheli
    extremely sweaty : son derece terli
    extremely sweet : son derece tatlı/hoş
    extremely swift : son derece hızlı
    extremely swollen : son derece şiş/şişmiş
    extremely sympathetic : son derece sempatik
    extremely talented : oldukça yetenekli
    extremely tall : son derece/oldukça uzun
    extremely tame : son derece/oldukça evcil
    extremely tasteful : son derece/oldukça zevkli
    extremely taxing : oldukça güç
    extremely technical : son derece/oldukça teknik
    extremely tedious : son derece/oldukça sıkıcı
    extremely temperamental : son derece/oldukça huysuz/sinirli
    extremely tender : son derece/oldukça hassas
    extremely tense : son derece/oldukça gergin
    extremely thankful : son derece minnettar
    extremely thick : son derece/oldukça kalın
    extremely thin : son derece/oldukça ince
    extremely threadbare : son derece yıpranmış
    extremely threatening : son derece/oldukça korkutucu
    extremely tidy : son derece/oldukça düzenli
    extremely tight : son derece/oldukça sıkı/dar
    extremely tiny : son derece/oldukça küçük
    extremely tired : oldukça yorgun
    extremely tolerant : son derece/oldukça hoşgörülü
    extremely touched : oldukça etkilenmiş/dokunulmuş
    extremely tough : son derece/oldukça zor
    extremely toxic : oldukça zehirli
    extremely traditional : son derece/oldukça geleneksel
    extremely tranquil : son derece/oldukça sakin/sessiz
    extremely traumatic : son derece/oldukça travmatik/sarsıcı
    extremely treacherous : son derece/oldukça tehlikeli
    extremely trivial : son derece önemsiz
    extremely troubled : son derece/oldukça sıkıntılı
    extremely typical : son derece/oldukça tipik
    extremely ugly : son derece çirkin
    extremely unbalanced : oldukça dengesiz
    extremely uncertain : son derece belirsiz
    extremely uncomfortable : son derece rahatsız/sıkılmış
    extremely uncommon : son derece/oldukça nadir
    extremely undesirable : son derece istenmeyen
    extremely undignified : oldukça şerefsiz/haysiyetsiz
    extremely uneasy : son derece/oldukça huzursuz/endişeli
    extremely unfair : son derece/oldukça haksız
    extremely unfortunate : son derece/oldukça talihsiz
    extremely unfriendly : son derece/oldukça düşmanca
    extremely unhappy : son derece mutsuz
    extremely uninhibited : son derece/oldukça sınırsız/yasaklanmamış
    extremely unlikely : son derece/oldukça muhtemel olmayan
    extremely unlucky : son derece/oldukça şanssız
    extremely unnatural : oldukça tuhaf/garip
    extremely unorthodox : oldukça alışılmışın dışında
    extremely unpleasant : son derece/oldukça nahoş/çirkin
    extremely unpopular : son derece/oldukça sevilmeyen
    extremely unreasonable : son derece/oldukça mantıksız
    extremely unstable : oldukça kararsız/değişken
    extremely unsuitable : oldukça uygunsuz/uygun olmayan
    extremely unsure : oldukça şüphe duyan/güvensiz
    extremely untidy : son derece düzensiz/dağınık
    extremely unusual : son derece sıra dışı
    extremely unwell : son derece hasta
    extremely up to date : son derece güncel
    extremely upset : son derece üzgün
    extremely uptight : son derece gergin
    extremely urgent : son derece acil
    extremely useful : son derece faydalı
    extremely vague : son derece belirsiz
    extremely valid : oldukça geçerli
    extremely valuable : son derece değerli
    extremely variable : son derece değişken
    extremely varied : son derece çeşitli
    extremely versatile : oldukça çok yönlü
    extremely viable : oldukça uygulanabilir/yapılabilir
    extremely vicious : oldukça kötü amaçlı/tehlikeli
    extremely vigilant : son derece dikkatli/uyanık
    extremely vigorous : son derece enerjik/güçlü
    extremely violent : son derece şiddetli
    extremely vivid : oldukça canlı
    extremely vocal : oldukça sesle ilgili
    extremely volatile : Son derece uçucu/geçici
    extremely vulnerable : son derece savunmasız
    extremely warm : oldukça sıcak/sevecen
    extremely wary : son derece tedbirli/dikkatli
    extremely weak : oldukça güçsüz/zayıf
    extremely wealthy : oldukça zengin
    extremely weary : oldukça yorgun/yıpranmış
    extremely weird : oldukça garip/tuhaf
    extremely welcome : oldukça hoş karşılanan
    extremely wet : oldukça ıslak/nemli
    extremely white : oldukça beyaz/sütlü
    extremely wide : son derece geniş
    extremely widespread : son derece yaygın
    extremely wild : oldukça vahşi
    extremely worried : son derece endişeli
    extremely worrying : oldukça endişe verici
    extremely worthwhile : son derece değerli
    extremely wrinkled : son derece buruşuk
    extremely young : oldukça genç/yavru/küçük
    extremely high : oldukça yüksek
    Daha az gör