Yükleniyor...
Fairly [Adv] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Fairly (Adv) ne demek?

Fairly (Adv) ne anlama gelir? Fairly ne demektir? Fairly İngilizce örnek cümle.

    fairly (adv)

    oldukça

    hayli, epey

    Fairly (adv) ingilizce örnek cümle

    The bar is fairly busy this evening.

    Bar bu akşam oldukça meşgul.

    The furniture in this office is fairly modern.

    Bu ofisteki mobilyalar oldukça modern.

    After studying French for three years, John could speak it fairly well.

    Üç yıl Fransızca öğrendikten sonra, John oldukça iyi konuşabiliyordu.

    He seems to be a fairly successful businessman.

    Oldukça başarılı bir iş adamı gibi görünüyor.

    Winters tend to be fairly wet, but rainfall is rarely excessive and the temperature usually stays above freezing.

    Kışlar oldukça yağmurlu olma eğilimindedir, ancak yağış nadiren aşırıdır ve sıcaklık genellikle donma noktasının üzerinde kalır.

    adil şekilde

    adaletli bir şekilde

    Fairly (adv) ingilizce örnek cümle

    The teacher treated all the students fairly.

    Öğretmen bütün öğrencilere adil davrandı.

    The role of the courts is to dispense justice fairly to everyone.

    Mahkemelerin rolü adaleti herkese adil şekilde dağıtmaktır.

    Fairly (adv) Collocations

    fairly able : oldukça kabiliyetli
    fairly abstract : oldukça soyut
    fairly acceptable : oldukça kabul edilebilir
    fairly accurate : oldukça doğru/kesin
    fairly active : oldukça hareketli
    202 Örnek daha
    fairly adaptable : büsbütün uydurulabilir
    fairly adept : oldukça becerikli
    fairly advanced : iyice gelişmiş
    fairly advantageous : oldukça avantaj sağlayan
    fairly aggressive : iyice sinirli
    fairly agreeable : oldukça anlaşılabilir
    fairly alarmed : oldukça paniğe kapılmış
    fairly alarming : oldukça endişe verici
    fairly ambitious : oldukça hırslı
    fairly ambivalent : oldukça kararsız/çelişkili
    fairly amused : oldukça keyifli
    fairly amusing : oldukça eğlenceli
    fairly ancient : iyice eski
    fairly angry : iyice sinirli
    fairly annoyed : oldukça kızgın
    fairly annoying : oldukça can sıkıcı
    fairly anxious : oldukça endişeli
    fairly appropriate : oldukça uygun
    fairly arbitrary : oldukça gelişigüzel
    fairly artificial : oldukça yapay
    fairly attractive : oldukça çekici
    fairly autonomous : oldukça özerk
    fairly backward : oldukça geri kalmış
    fairly bad : oldukça kötü
    fairly bad-tempered : oldukça aksi
    fairly balanced : oldukça dengeli
    fairly barren : oldukça kurak
    fairly benign : oldukça zararsız
    fairly brave : oldukça cesur
    fairly bright : oldukça parlak, zeki
    fairly broad : hayli geniş, kapsamlı
    fairly capable : oldukça yetenekli
    fairly casual : oldukça rahat
    fairly cautious : oldukça dikkatli
    fairly challenging : oldukça zorlu
    fairly chaotic : oldukça karmaşık
    fairly cheerful : oldukça neşeli
    fairly clean : oldukça temiz
    fairly clear : oldukça açık
    fairly common : oldukça yaygın
    fairly commonplace : oldukça sıradan
    fairly compelling : oldukça zorlu
    fairly competent : oldukça yetkin
    fairly complete : oldukça tam/eksiksiz
    fairly complicated : oldukça karmaşık
    fairly composed : oldukça (-den) oluşan / sakin
    fairly comprehensive : oldukça kapsamlı
    fairly concerned : oldukça ilgili
    fairly conclusive : oldukça kesin
    fairly confident : oldukça emin
    fairly constant : oldukça sabit
    fairly controversial : oldukça tartışmalı
    fairly convenient : oldukça uygun
    fairly convinced : oldukça ikna olmuş
    fairly costly : oldukça maliyetli
    fairly courteous : oldukça nazik
    fairly creative : oldukça yaratıcı
    fairly crowded : oldukça kalabalık
    fairly crucial : oldukça önemli
    fairly damaging : oldukça zarar verici
    fairly dangerous : oldukça tehlikeli
    fairly defensive : oldukça savunmacı/koruyucu
    fairly demanding : oldukça zorlu/zahmetli
    fairly depressed : oldukça depresif
    fairly detrimental : oldukça zararlı
    fairly dissatisfied : gayet memnun
    fairly distinct : oldukça farklı
    fairly distinctive : oldukça ayırt edici
    fairly disturbing : oldukça rahatsız edici
    fairly diverse : oldukça çeşitli
    fairly dominant : oldukça baskın
    fairly easy : oldukça kolay
    fairly enthusiastic : oldukça hevesli
    fairly essential : oldukça gerekli
    fairly exclusive : oldukça özel
    fairly exhaustive : oldukça kapsamlı
    fairly explicit : oldukça açık
    fairly explosive : oldukça patlayıcı
    fairly exposed : oldukça maruz (kalmış) / açıkta
    fairly extreme : oldukça aşırı
    fairly faithful : oldukça sadık
    fairly favourable : oldukça olumlu
    fairly fearful : oldukça korkunç/endişeli
    fairly formal : oldukça resmi
    fairly fragile : oldukça kırılgan
    fairly fresh : bayağı taza
    fairly friendly : odukça dostça
    fairly generous : oldukça cömert
    fairly glamorous : oldukça çekici
    fairly haphazard : oldukça gelişigüzel
    fairly harmless : oldukça zararsız
    fairly hazardous : oldukça tehlikeli
    fairly ignorant : oldukça cahil
    fairly immature : oldukça olgunlaşmamış
    fairly important : oldukça önemli
    fairly improbable : oldukça ihtimal dışı
    fairly inaccurate : oldukça yanlış
    fairly inactive : iyice hareketsiz
    fairly inadequate : oldukça yetersiz
    fairly inappropriate : oldukça uygunsuz
    fairly inconvenient : oldukça uygunsuz
    fairly ineffective : oldukça etkisiz
    fairly inexpensive : oldukça ucuz
    fairly inexperienced : oldukça tecrübesiz
    fairly ingenious : oldukça dâhi
    fairly insulting : oldukça küçümseyici/aşağılayıcı
    fairly involved : oldukça ilgili
    fairly jealous : oldukça kıskanç
    fairly large : oldukça büyük
    fairly lenient : oldukça hafif / hoşgörülü
    fairly likely : oldukça muhtemel
    fairly limited : oldukça sınırlı
    fairly low-key : oldukça gösterişsiz/sade
    fairly lucky : oldukça şanslı
    fairly meaningless : oldukça anlamsız
    fairly minor : oldukça küçük
    fairly misleading : oldukça yanıltıcı
    fairly nervous : oldukça gergin
    fairly neutral : oldukça tarafsız
    fairly noticeable : oldukça fark edilebilir
    fairly novel : oldukça yeni
    fairly obvious : oldukça açık
    fairly old : oldukça eski
    fairly optimistic : oldukça iyimser
    fairly pleased : oldukça memnun
    fairly powerful : oldukça güçlü
    fairly prejudiced : oldukça önyargılı
    fairly profitable : oldukça kârlı
    fairly prolific : oldukça üretken
    fairly prominent : oldukça önemli
    fairly promising : oldukça umut verici
    fairly pronounced : oldukça belirgin
    fairly prosperous : Oldukça müreffeh
    fairly rare : oldukça nadir
    fairly reactionary : oldukça gerici
    fairly realistic : oldukça gerçekçi
    fairly reasonable : oldukça makul
    fairly recent : oldukça yeni
    fairly regular : oldukça düzenli/devamlı
    fairly reliable : oldukça güvenilir
    fairly relieved : oldukça rahatlamış
    fairly reluctant : oldukça isteksiz
    fairly remarkable : oldukça dikkate değer
    fairly remote : oldukça uzak
    fairly resistant : oldukça dirençli
    fairly restrained : oldukça sakin/ölçülü/kendine hakim
    fairly restricted : oldukça kısıtlanmış/kontrollü
    fairly revealing : oldukça açığa vurmak
    fairly rewarding : oldukça ödüllendirici
    fairly rich : oldukça zengin
    fairly rigid : oldukça katı
    fairly satisfied : oldukça memnun
    fairly selfish : oldukça bencil
    fairly sensible : oldukça mantıklı
    fairly sheltered : oldukça korunaklı
    fairly skinny : oldukça cılız
    fairly slight : oldukça hafif
    fairly slippery : oldukça kaygan
    fairly slow : oldukça yavaş
    fairly small : oldukça küçük
    fairly smart : oldukça akıllı
    fairly solid : oldukça sert/ katı/ güvenilir
    fairly sophisticated : oldukça kültürlü/gelişmiş
    fairly sound : çok sağlam
    fairly spectacular : oldukça muhteşem
    fairly steady : oldukça istikrarlı
    fairly straight : oldukça düz
    fairly straightforward : oldukça anlaşılır
    fairly strained : oldukça gergin
    fairly subtle : oldukça ince
    fairly suggestive : oldukça müstehcen
    fairly superficial : oldukça yüzeysel
    fairly susceptible : oldukça duyarlı
    fairly suspect : oldukça şüpheli
    fairly tedious : oldukça sıkıcı
    fairly tough : oldukça zor
    fairly toxic : oldukça zehirli
    fairly transparent : oldukça şeffaf
    fairly unbalanced : oldukça dengesiz
    fairly uncomfortable : oldukça rahatsız edici
    fairly uncommon : oldukça nadir
    fairly undesirable : oldukça istenmeyen
    fairly unfriendly : oldukça düşmanca
    fairly unique : oldukça eşsiz
    fairly unlikely : oldukça olası değil
    fairly unlucky : oldukça şanssız
    fairly unpleasant : oldukça tatsız/nahoş
    fairly unsuitable : oldukça uygunsuz
    fairly upset : oldukça üzgün
    fairly urgent : oldukça acil
    fairly valid : oldukça geçerli
    fairly valuable : oldukça değerli
    fairly versatile : oldukça çok yönlü
    fairly violent : oldukça şiddetli/sert
    fairly wealthy : oldukça varlıklı
    fairly wild : oldukça dağınık/vahşi
    fairly worrying : oldukça endişe verici
    fairly young : oldukça genç
    distribute fairly : adil dağıtmak
    judge fairly : adil bir şekilde yargılamak
    represent fairly : adil temsil etmek
    treat fairly : adil bir şekilde davranmak
    Daha az gör