Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Fear ne demek?

Fear ne demek? Fear ne anlama gelir? Fear İngilizce örnek cümle. Fear eş anlamlıları.

    fear (v)

    korkmak

    kaygılanmak

    Fear (v) ingilizce örnek cümle

    She feared losing her inheritance to her stepmother.

    Mirasını üvey annesine kaptırmaktan korkuyordu.

    Fear (n) Collocations

    critic may fear : eleştirmen korkabilir
    expert may fear : uzman korkabilir
    fear answer : cevaptan korkmak
    fear backlash : tepkiden korkmak
    fear consequence : sonuçtan korkmak
    14 Örnek daha
    fear death : ölümden korkmak
    fear failure : başarısızlıktan korkmak
    fear persecution : zulümden/işkenceden korkmak
    fear rejection : reddedilmekten korkmak
    fear repercussion : yansımadan/etkiden korkmak
    fear reprisal : aynen cezalandırmadan/ misillemeden korkmak
    fear retaliation : misillemeden korkmak
    fear retribution : cezadan/ cezalandırmadan korkmak
    fear worst : en kötüden (durum/kişi/hal) korkmak
    fear wrath : gazaptan/büyük öfkeden korkmak
    fear genuinely : gerçekten korkmak
    fear greatly : oldukça korkmak
    fear really : gerçekten korkmak
    fear rightly : haklı olarak korkmak
    Daha az gör
    fear (n)

    korku

    kaygı

    Fear (n) Collocations

    fear may abate : korku azalabilir
    fear may grip : korku titretebilir
    fear may grow : korku büyüyebilir
    fear may haunt : korku sarabilir/aklından çıkmayabilir
    fear may overcome : korku yenebilir
    59 Örnek daha
    fear may strike : korku etkileyebilir
    fear may subside : korku yatışabilir
    allay fear : korku hafifletmek
    alleviate fear : korkuyu hafifletmek
    assuage fear : korkuyu hafifletmek
    calm fear : korkuyu yatıştırmak
    cause fear : korkuya sebep olmak
    confirm fear : korkuyu kesinleştirmek / teyit etmek
    confront fear : korkuyla yüzleşmek
    conquer fear : korkuyu yenmek
    dispel fear : korkudan kurtulmak
    ease fear : korkuyu hafifletmek
    experience fear : korku yaşamak/hissetmek
    exploit fear : korkudan yararlanmak
    express fear : korkuyu ifade etmek
    face fear : korkuyla yüzleşmek
    feel fear : korku hissetmek
    fuel fear : korkuyu ateşlemek/arttırmak
    have fear : korkmak
    heighten fear : korkuyu arttırmak
    hide fear : korkuyu gizlemek
    inspire fear : korkuya sebep olmak
    mask fear : korkuyu maskelemek/gizlemek
    overcome fear : korkunun üstesinden gelmek
    quell fear : korkuyu bastırmak
    raise fear : korkuyu arttırmak
    show fear : korkuyu göstermek
    stoke fear : korkuyu canlandırmak/ ateşlemek
    voice fear : korkusunu söylemek
    big fear : büyük korku
    constant fear : sürekli korku
    deep fear : derin korku
    deep-seated fear : yerleşmiş/kökleşmiş korku
    great fear : büyük korku
    growing fear : artan korku
    intense fear : şiddetli korku
    irrational fear : yersiz korku
    legitimate fear : haklı/ mantıklı korku
    mortal fear : öldürücü korku
    nagging fear : sürekli rahatsızlık veren korku
    overwhelming fear : büyük/yoğun korku
    primal fear : ilkel korku
    public fear : halk korkusu
    pure fear : saf korku
    real fear : gerçek korku
    terrible fear : büyük/müthiş korku
    unfounded fear : yersiz korku
    unreasonable fear : mantıksız/yersiz korku
    utter fear : tam korku
    well-founded fear : haklı nedenlere dayanan/ sağlam temelli korku
    widespread fear : yaygın korku
    worst fear : en kötü korku
    general fear : yaygın korku
    genuine fear : gerçek korku
    paralysing fear : felç eden korku
    strike fear into someone : birinin ödünü koparmak
    strike fear into the heart of someone : birinin ödünü koparmak
    fear of heights : yükseklik korkusu
    fear of flying : uçak korkusu
    Daha az gör

    Fear (n) Preposition Kullanımları

    in fear of : ... korkusuyla
    without fear : korkusuz
    for fear that : …korkusuyla
    fear about : ...hakkında korku
    fear for : ... için endişe
    5 Örnek daha
    fear of : ... korkusu
    for fear of : ... korkusuyla
    in fear : korku içinde
    out of fear : korkudan
    fear over : ... korkusu
    Daha az gör