Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Filling ne demek?

Filling ne demek? Filling ne anlama gelir? Filling İngilizce örnek cümle. Filling eş anlamlıları.

    fill (v)

    doldurmak

    Filling (v) ingilizce örnek cümle

    Her eyes were filled with tears when she pictured the sad scene to herself.

    Hüzünlü sahneyi kafasında canlandırdığında gözleri yaşlarla doldu.

    Her mind is filled with dreams of becoming an actress.

    Zihni oyuncu olma hayalleriyle dolu.

    bir görevi üstlenmek

    yeni bir işe girmek

    Filling (adj) Collocations

    aroma may fill : aroma dolabilir
    boat may fill : tekne doldurulabilir
    disappointment may fill : hayal kırıklığı kaplayabilir
    dust may fill : toz dolabilir
    excitement may fill : heyecan sarabilir
    34 Örnek daha
    fragrance may fill : koku dolabilir
    light may fill : ışık doldurabilir
    lung may fill : akciğer dolabilir
    mist may fill : sis doldurabilir
    music may fill : müzik doldurabilir
    panic may fill : panik dolabilir
    perfume may fill : parfüm doldurabilir
    rage may fill : öfke doldurabilir
    roar may fill : kükreme dolabilir
    sadness may fill : hüzün dolabilir
    sail may fill : yelken doldurabilir
    scent may fill : koku doldurabilir
    sensation may fill : duygu kaplayabilir
    silence may fill : sessizlik doldurabilir
    smell may fill : koku dolabilir
    smoke may fill : duman dolabilir
    sound may fill : ses dolabilir
    sunlight may fill : güneş ışığı doldurabilir
    fill bag : çanta / bavul hazırlamak
    fill bath : küveti doldurmak
    fill crack : çatlağı doldurmak
    fill jar : kavanozu doldurmak
    fill lung : akciğeri doldurmak
    fill position : pozisyon doldurmak
    fill a prescription : reçetedeki ilaçları vermek
    fill role : rolünü doldurmak
    fill vacuum : hava boşluğunu doldurmak
    fill completely : tamamen doldurmak
    fill entirely : tamamen doldurmak
    fill gradually : yavaş yavaş doldurmak
    fill instantly : anında doldurmak
    fill partially : kısmen doldurmak
    fill vessel : kabı doldurmak
    be filled with longing : özlemle dolu olmak
    Daha az gör

    Filling (adj) Preposition Kullanımları

    fill with : ... ile doldurmak
    filled with : ...ile dolu
    filling (n)

    dolgu

    (diş) dolgu, dolgu malzemesi

    Filling (adj) Collocations

    do filling : dolgu yapmak
    have filling : doldurmak
    dental filling : diş dolgusu
    filling may come out : dolgu çıkabilir
    filling (adj)

    doyurucu

    (yiyecek) tokluk hissi veren

    Filling ile Bağlantılı Kelimeler