Yükleniyor...
First [Adj, adv] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

First (Adj, adv) ne demek?

First (Adj, adv) ne anlama gelir? First ne demektir? First İngilizce örnek cümle.

    first (num)

    birinci

    ilk

    First (num) ingilizce örnek cümle

    "A" is the first letter of the alphabet.

    "A" alfabenin birinci harfidir.

    first (adj, adv)

    ilk

    birinci

    First (adj, adv) Collocations

    appear first : ilk defa var olmaya başlamak
    introduce first : önce tanıtmak
    propose first : ilk olarak teklif etmek
    find first : önce bulmak
    first language : ana dil
    79 Örnek daha
    be the first to admit : kabul edecek ilk kişi olmak
    first storey : ilk kat
    first ballot : ilk oylama
    first stage : ilk aşama
    first job : ilk iş
    first pregnancy : ilk hamilelik
    first half : ilk yarı
    first and above all : her şeyden önce
    first choice : ilk seçenek
    first floor : zemin kat / ilk kat
    first record : ilk kayıt
    first step : ilk adım
    first sign : ilk işaret
    first wave : ilk dalga
    first attempt : ilk girişim
    first preference : ilk tercih
    first priority : birinci öncelik
    first phase : ilk aşama
    first offer : ilk teklif
    first reaction : ilk tepki
    first rank : ilk sıra
    first episode : ilk bölüm
    first novel : ilk roman
    first meeting : ilk buluşma / ilk toplantı
    first marriage : ilk evlilik
    first love : ilk aşk
    first kiss : ilk öpücük
    first guess : ilk tahmin
    first girlfriend : ilk kız arkadaş
    first rule : ilk kural
    first page : ilk sayfa
    first snow : ilk kar
    first team : ilk takım
    first volume : birinci cilt
    first warning : ilk uyarı
    first report : ilk rapor
    first row : ilk sıra
    first sip : ilk yudum
    first anniversary : ilk yıl dönümü
    first album : ilk albüm
    first dance : ilk dans
    first boyfriend : ilk erkek arkadaş
    first time : ilk kez
    first appearance : ilk görünüm
    first leg : ilk etap
    first voyage : ilk sefer/yolculuk
    first secretary : ilk sekreter
    first chapter : ilk bölüm
    first visit : ilk ziyaret
    first memory : ilk anı
    first importance : en büyük önemi
    first quarter : ilk çeyrek
    first violin : ilk keman
    first contact : ilk temas
    first move : ilk hamle
    first objective : ilk hedef
    first generation : birinci kuşak
    first aim : ilk amaç
    first impression : ilk izlenim
    first prize : birincilik ödülü, büyük ikramiye
    first arrival : ilk varış
    first edition : birinci baskı
    first seed : (spor yarışında) birinci oyuncu
    first glance : ilk bakış
    first inhabitants : ilk yerliler
    first author : birinci yazar
    first draft : ilk taslak
    gain first : birinciliği kazanmak
    first inclination : ilk eğilim
    first symphony : ilk senfoni
    first encounter : ilk karşılaşma
    first manifestation : ilk işaret/belirti/gösterge
    first train : ilk tren
    first thought : ilk düşünce
    first thing : ilk şey
    first appointment : ilk randevu
    first movement : ilk hareket
    first school : ilk okul
    first round : birinci raunt
    Daha az gör

    First (adj, adv) Preposition Kullanımları

    at first : başta