Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Foster ne demek?

Foster ne demek? Foster ne anlama gelir? Foster İngilizce örnek cümle. Foster eş anlamlıları.

    foster (v)

    teşvik etmek

    geliştirmek, desteklemek

    Foster (v) ingilizce örnek cümle

    The university professor fostered participation and the sharing of ideas.

    Üniversite profesörü katılımı ve fikirlerin paylaşımını teşvik etti.

    çocuk büyütmek

    çocuğa bakmak

    Foster (v) ingilizce örnek cümle

    Since they could not have babies on their own, they decided to foster the orphan.

    Kendi başlarına bebek sahibi olamayacakları için yetimi büyütmeye karar verdiler.

    Foster (adj) Collocations

    foster appreciation : takdiri teşvik etmek
    foster attitude : tutumu geliştirmek
    foster awareness : farkındalığı geliştirmek
    foster belief : inancı güçlendirmek/geliştirmek
    foster child : çocuğa bakmak
    30 Örnek daha
    foster collaboration : işbirliğini geliştirmek
    foster competition : rekabeti geliştirmek
    foster cooperation : işbirliğini geliştirmek
    foster creativity : yaratıcılığı güçlendirmek/geliştirmek
    foster culture : kültürü geliştirmek
    foster development : gelişmeyi büyütmek
    foster diversity : çeşitliliği çoğaltmak
    foster environment : çevreyi geliştirmek
    foster growth : büyümeyi geliştirmek
    foster harmony : koruyucu uyum
    foster independence : bağımsızlığı geliştirmek
    foster innovation : Yeniliği teşvik etmek
    foster instability : istikrarsızlığı korumak
    foster intimacy : samimiyeti geliştirmek
    foster kid : çocuk yetiştirmek
    foster link : bağlantıyı korumak
    foster mistrust : güvensizlik oluşturmak
    foster participation : katılıma teşvik etmek
    foster partnership : ortaklığı geliştirmek
    foster relation : ilişkiyi geliştirmek
    foster relationship : ilişkiyi gelişirmek
    foster solidarity : dayanışmayı güçlendirmek/ teşvik etmek
    foster teamwork : ekip çalışmasına teşvik etmek
    foster tolerance : hoşgörüyü geliştirmek
    foster trust : güven oluşturmak
    foster understanding : anlayışı güçlendirmek
    foster unity : beraberliği geliştirmek
    foster value : değeri geliştirmek
    foster carefully : dikkatle geliştirmek
    foster deliberately : kasten teşvik etmek
    Daha az gör
    foster (adj)

    üvey

    evlatık

    Foster (adj) Collocations

    foster care : koruyucu bakım
    foster father : koruyucu baba
    foster home : koruyucu aile
    foster kid : üvey evlat
    foster mother : bakıcı anne
    1 Örnek daha
    foster parent : koruyucu aile
    Daha az gör