Yükleniyor...
Full [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Full (Adj) ne demek?

Full (Adj) ne anlama gelir? Full ne demektir? Full İngilizce örnek cümle.

    full (n)

    doluluk

    dolu şey
    full (adv)

    doğrudan

    tamamen
    full (adj)

    dolu

    tok

    doymuş, şişmiş

    Full (adj) Collocations

    absolutely full : tamamen dolu
    completely full : tamamen dolu
    virtually full : neredeyse dolu
    extremely full : son derece dolu
    full acceptance : tam kabul
    55 Örnek daha
    full access : tam erişim
    full account : tam hesap, anlatım
    full address : açık adres
    full agreement : tam anlaşma
    full appreciation : tam takdir
    full attention : tam/pür dikkat
    full backing : tam destek
    full check : tam çek
    full commitment : tam taahhüt
    full confidence : tam güven
    full control : tam kontrol
    full cost : tam maliyet
    full coverage : tam kapsam / her yeri kaplama
    full description : tam tanım
    full development : tam gelişme
    full employment : tam istihdam
    full exploitation : tam sömürü
    full independence : tam bağımsızlık
    full integration : tam anlamıyla bütünleşme
    full involvement : tam katılım
    full knowledge : tam bilgi
    full life : hayat dolu
    full make-up : tam makyaj
    full member : tam üye
    full moon : dolunay
    full ownership : tam mülkiyet
    full participation : tam katılım
    full period : tam dönem
    full potential : tam potansiyel
    full power : tam güç
    full protection : tam koruma
    full range : tam alan
    full recognition : tam tanıma
    full recovery : tamamen iyileşme
    full reference : tam referans
    full regard : tam dikkat/özen
    full responsibility : tam sorumluluk
    full revolution : tam devrim
    full role : tam rol
    full scale : tam ölçekli
    full sovereignty : tam egemenlik
    full speed : son sürat
    full stomach : tok karın / dolu mide
    full subscription : tam üyelik/aidat
    full term : tam süre
    full transcript : tam kopya
    full use : tam kullanım
    a full week : tam bir hafta
    full analysis : tam analiz
    full information : tam bilgi
    fuller discussion : daha dolu tartışma
    full ablution : gusül abdesti / boy abdesti
    jammed full of sth : bir şey ile hıncahınç dolu olmak
    bag may be full of sth : çanta bir şeyle dolu olabilir
    be full of longing : özlemle dolu olmak
    Daha az gör

    Full (adj) Preposition Kullanımları

    full of : …ile dolu
    in full : eksiksiz
    on a full stomach : tok karnına