Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Gain ne demek?

Gain ne demek? Gain ne anlama gelir? Gain İngilizce örnek cümle. Gain eş anlamlıları.

    gain (v)

    kazanmak

    almak, elde etmek

    Gain (n) Collocations

    index may gain : endeks yükselebilir
    watch may gain : saat ileri gidebilir
    gain acceptance : kabul görmek
    gain access : erişim kazanmak
    gain acclaim : beğeni kazanmak
    152 Örnek daha
    gain admiration : hayranlık kazanmak
    gain admirer : hayran kazanmak
    gain admission : kabul almak
    gain admittance : giriş yapmak
    gain advantage : avantaj sağlamak
    gain affection : sevgi kazanmak
    gain ally : müttefik olmak
    gain altitude : yükseklik kazanmak
    gain appreciation : takdir kazanmak
    gain approval : onay almak
    gain assurance : özgüven kazanmak, söz almak
    gain attention : dikkat çekmek
    gain autonomy : özerklik kazanmak
    gain backing : destek almak
    gain bearing : yön bulmak
    gain benefit : fayda sağlamak
    gain clarity : açıklık kazanmak
    gain clout : prestij kazanmak
    gain command : kontrol kazanmak/sağlamak
    gain compensation : tazminat kazanmak
    gain competence : yetkinlik kazanmak
    gain composure : kontrolünü/soğukkanlılığını kazanmak
    gain confidence : güven kazanmak
    gain consent : onay/rıza almak
    gain control : kontrolü ele almak
    gain convert : din değiştiren kimseyi kazanmak
    gain cooperation : iş birliği kazanmak
    gain credibility : güvenilirliği kazanmak
    gain currency : rağbet görmek
    gain custody : gözaltına almak
    gain degree : yeterlilik kazanmak
    gain diploma : diploma kazanmak
    gain doctorate : doktora yapmak
    gain dominance : egemenlik kazanmak
    gain edge : avantaj kazanmak
    gain efficiency : verimliliği arttırmak
    gain employment : istihdam kazanmak/elde etmek
    gain entrance : girişi kazanmak
    gain entry : girişi kazanmak
    gain exemption : muafiyet kazanmak/elde etmek
    gain experience : deneyim kazanmak
    gain expertise : uzmanlık kazanmak
    gain exposure : maruz kalmak
    gain fame : ün kazanmak
    gain familiarity : aşinalık kazanmak
    gain fat : şişmanlamak
    gain favour : taraftarlık görmek, destek kazanmak
    gain first : birinciliği kazanmak
    gain following : taraftarlar toplamak
    gain a foothold : yer edinmek
    gain footing : bir statü kazanmak / bir mevkiye gelmek
    gain freedom : özgürlüğünü kazanmak
    gain fulfilment : tatmin edilmek
    gain height : yükseklik kazanmak
    gain hour : saat kazanmak
    gain impetus : ivme/itici güç kazanmak
    gain impression : izlenim edinmek
    gain independence : bağımsızlık kazanmak
    gain influence : güç kazanmak
    gain information : bilgi elde etmek/edinmek
    gain initiative : inisiyatifi ele almak
    gain insight : iç yüzünü anlamak
    gain inspiration : ilham almak
    gain knowledge : bilgi kazanmak
    gain kudos : övgü almak
    gain lead : önderlik kazanmak
    gain leverage : nüfuz kazanmak
    gain licence : lisans/ruhsat almak
    gain livelihood : geçimini sağlamak
    gain majority : çoğunluğu kazanmak
    gain mark : işaret göstermek
    gain mass : kütle kazanmak
    gain mastery : ustalık kazanmak/elde etmek
    gain maturity : olgunlaşmak
    gain membership : üyelik kazanmak
    gain momentum : hız kazanmak
    gain monopoly : tekel kazanmak
    gain muscle : hacim kazanmak (vücut geliştirme)
    gain nickname : lakap almak
    gain notoriety : kötü ün kazanmak
    gain passage : geçiş almamak
    gain permission : izin almak
    gain perspective : bakış açısı kazanmak
    gain picture : resim elde etmek/oluşturmak
    gain pleasure : zevk almak
    gain point : puan kazanmak
    gain popularity : popülerlik kazanmak
    gain position : aşama/sınıf kazanmak
    gain possession : sahip olmak
    gain power : güç kazanmak
    gain prestige : prestij kazanmak
    gain prominence : ün / önem kazanmak
    gain promotion : terfi kazanmak/elde etmek
    gain publicity : tanıtım yapmak
    gain qualification : yeterlilik kazanmak
    gain recognition : kabul görmek
    gain recruit : yeni üye kazanmak/kaydetmek
    gain reprieve : erteleme kazanmak
    gain reputation : itibar/ün kazanmak
    gain respect : saygı kazanmak
    gain respectability : saygınlık kazanmak
    gain reward : ödül kazanmak
    gain right : hak kazanmak
    gain satisfaction : memnun/tatmin olmak
    gain scholarship : burs kazanmak
    gain seat : yer edinmek
    gain self-confidence : kendine güven kazanmak
    gain semblance : benzerlik sağlamak
    gain sense : farkındalık sağlamak
    gain significance : önem kazanmak
    gain skill : beceri kazanmak
    gain speed : hız kazanmak
    gain stature : önem kazanmak
    gain status : statü kazanmak
    gain strength : güç kazanmak
    gain summit : zirveye çıkmak/tırmanmak/ulaşmak (dağ)
    gain support : destek almak
    gain supremacy : üstünlük kazanmak
    gain sympathy : sempati kazanmak/toplamak
    gain throne : tahtı ele geçirmek
    gain time : zaman kazanmak
    gain trust : güven kazanmak
    gain understanding : tam olarak anlamak
    gain victory : zafer kazanmak
    gain visibility : görünürlük kazanmak, görünür olmak
    gain vote : oy kazanmak
    gain wealth : zenginlik kazanmak
    gain weight : kilo almak
    gain win : galibiyet/zafer kazanmak
    gain enormously : muazzam derecede kazanmak
    gain eventually : sonunda kazanmak
    gain finally : sonunda kazanmak
    gain financially : mali açıdan kazanmak
    gain gradually : yavaş yavaş/aşamalı bir şekilde kazanmak
    gain immediately : hemen/aniden kazanmak
    gain immensely : çok fazla kazanmak
    gain quickly : hızlıca kazanmak
    gain rapidly : hızlıca kazanmak
    gain significantly : önemli derecede kazanmak
    gain slowly : yavaş bir şekilde kazanmak
    gain steadily : sürekli kazanmak
    gain successfully : başarılı bir şekilde kazanmak
    gain suddenly : aniden kazanmak
    gain ultimately : nihayetinde kazanmak
    gain importance : önem kazanmak
    gain traction : ilgi çekmek/görmek
    gain ability : yetenek kazanmak
    gain ground : ilerlemek | güç kazanmak
    gain acceleration : ivme kazanmak
    gain public acceptance : halk tarafından kabul görmek
    gain the upper hand : üstünlük sağlamak
    gain foothold : dayanak kazanmak
    Daha az gör

    Gain (n) Preposition Kullanımları

    gain from : ...dan elde etmek
    gain (n)

    kazanç

    çıkar, fayda, kâr

    artış

    çoğalma, büyüme

    Gain (n) Collocations

    achieve gain : kazanç elde etmek
    bring gain : kazanç getirmek
    consolidate gain : kazancı birleştirmek
    increase gain : kazancı/kâr arttırmak
    make gain : kazanç sağlamak
    58 Örnek daha
    maximize gain : kazancı en yüksek seviyeye çıkarmak
    minimize gain : kazancı en aza indirmek
    offset gain : kazancı/kârı dengelemek
    outweigh gain : kazancı ağır basmak
    produce gain : kazanç/kâr sağlamak
    reap gain : kazanım sağlamak
    reduce gain : kazancı/kârı azalmak
    reverse gain : kazancı tersine çevirmek
    seek gain : kazanç istemek
    show gain : kazancı göstermek/yansıtmak
    yield gain : kazanç sağlamak
    double-digit gain : çift ​​haneli kâr
    monthly gain : aylık kazanç/kâr
    daily gain : günlük kazanç/kâr
    annual gain : yıllık kazanç/kâr
    big gain : büyük kazanç
    commercial gain : ticari kazanç
    considerable gain : önemli kazanım
    hard-won gain : zor kazanılmış kazanç
    huge gain : büyük kazanç
    ill-gotten gain : kötü kazanılmış/haksız kazanç
    immediate gain : ani kazanım
    impressive gain : etkileyici kazanç/kâr
    long-term gain : uzun vadeli kazanım/kâr
    major gain : büyük kâr/kazanç
    military gain : askeri kazanım
    minimal gain : asgari/en az kazanç/kâr
    modest gain : mütevazi/az kazanç
    monetary gain : parasal kazanç
    net gain : net kazanç/kâr
    personal gain : kişisel kazanım
    political gain : siyasi kazanım
    potential gain : olası kazanım
    private gain : özel kazanç
    rapid gain : hızlı kazanım
    real gain : gerçek kâr
    short-term gain : kısa vadeli kâr
    significant gain : önemli kazanç
    small gain : küçük kazanç
    solid gain : güçlü/sağlam kazanç/ kazanım/ fayda
    spectacular gain : dikkat çekici kazanç
    steady gain : devamlı kazanç
    strong gain : sağlam/çok kazanç
    substantial gain : önemli kazanım
    tangible gain : maddi kazanç
    Territorial gain : Bölgesel kazanç
    tremendous gain : muazzam/çok kazanç
    fat gain : yağ bağlama
    future gain : gelecek kazanç
    dramatic gain : ani/önemli kazanç
    economic gain : ekonomik kazanç
    enormous gain : büyük kazanç
    electoral gain : seçime ilişkin kazanç
    financial gain : finansal kazanç
    material gain : maddi kazanç
    overall gain : toplam kazanç
    wipe out gain : iflas etmek
    weight gain : kilo alma
    Daha az gör

    Gain (n) Preposition Kullanımları

    gain from : ...den gelen kazanç
    gain in : ...da kazanç