Yükleniyor...
Highly [Adverb] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Highly (Adv) ne demek?

Highly (Adv) ne demek? Highly ne anlama gelir? Highly İngilizce örnek cümle. Highly eş anlamlıları.

    highly (adv)

    hayli

    oldukça, son derece, ziyadesiyle

    Highly (adv) ingilizce örnek cümle

    The equipment is highly sensitive.

    Ekipman hayli hassastır.

    Excellent analytical skills are highly valued.

    Mükemmel analitik yetenekler çok değerlidir.

    Billboards are a highly effective advertising strategy.

    Reklam panoları hayli etkili bir reklam stratejisidir.

    yüksek mevkili

    Highly (adv) Collocations

    highly abstract : son derece soyut
    highly acceptable : son derece kabul edilebilir
    highly accessible : son derece erişilebilir
    highly accomplished : oldukça yetenekli
    highly accurate : büyük oranda kesin
    144 Örnek daha
    highly active : ziyadesiyle hareketli
    highly adaptable : ziyadesiyle uydurulabilir
    highly addictive : oldukça bağımlılık yapan
    highly adept : son derece becerikli
    highly advanced : oldukça gelişmiş
    highly advantageous : oldukça avantaj sağlayan
    highly aggressive : oldukça sinirli
    highly ambiguous : oldukça belirsiz
    highly ambitious : oldukça hırslı
    highly ambivalent : son derece kararsız
    highly amenable : son derece uygun
    highly amused : oldukça keyifli
    highly amusing : oldukça eğlenceli
    highly annoyed : oldukça kızgın
    highly annoying : oldukça can sıkıcı
    highly artificial : oldukça yapay
    highly beneficial : son derece faydalı
    highly capable : son derece yetenekli
    highly charged : son derece yüklü
    highly compatible : son derece uyumlu
    highly competent : son derece yetkin
    highly competitive : çok derece rekabetçi
    highly complex : son derece karmaşık
    highly complicated : oldukça karmaşık
    highly concentrated : çok yoğun
    highly confident : son derece emin
    highly confidential : son derece gizli
    highly conscious : son derece bilinçli
    highly contagious : yüksek derecede bulaşıcı
    highly controversial : son derece tartışmalı
    highly convenient : son derece uygun
    highly corrosive : oldukça aşındırıcı
    highly creative : son derece yaratıcı
    highly critical : son derece hayati
    highly damaging : son derece zarar verici
    highly dangerous : son derece tehlikeli
    highly demanding : son derece zorlu
    highly dependent : oldukça bağımlı
    highly descriptive : son derece açıklayıcı/betimleyici
    highly desirable : son derece arzu edilen
    highly destructive : son derece yıkıcı
    highly detrimental : oldukça zararlı
    highly developed : son derece gelişmiş
    highly dissatisfied : son derece memnuniyetsiz
    highly distinctive : son derece ayırt edici
    highly disturbed : son derece rahatsız olmuş
    highly disturbing : son derece rahatsız edici
    highly diverse : son derece çeşitli
    highly educated : son derece eğitimli
    highly effective : hayli etkili
    highly efficient : son derece verimli/etkili
    highly enthusiastic : son derece hevesli
    highly exceptional : son derece olağanüstü
    highly experienced : son derece deneyimli
    highly explicit : son derece açık
    highly explosive : son derece patlayıcı
    highly exposed : son derece maruz kalmış
    highly favourable : son derece olumlu/iyimser
    highly illegal : son derece yasa dışı
    highly illogical : son derece mantıksız
    highly important : son derece önemli
    highly improbable : son derece olanaksız
    highly inaccurate : son derece yanlış
    highly inappropriate : çok uygunsuz
    highly inconvenient : son derece uygunsuz
    highly ineffective : oldukça etkisiz
    highly infectious : oldukça bulaşıcı
    highly influential : son derece etkili
    highly instrumental : son derece etkili
    highly insulting : son derece küçümseyici/aşağılayıcı
    highly intensive : son derece yoğun
    highly interactive : oldukça etkileşimli
    highly irregular : son derece düzensiz/kuralsız
    highly irresponsible : son derece sorumsuz
    highly likely : oldukça olası
    highly misleading : son derece yanıltıcı
    highly nervous : son derece gergin
    highly optimistic : son derece iyimser
    highly organized : son derece organize olmuş
    highly poisonous : son derece zehirli
    highly polluted : oldukça kirlenmiş
    highly portable : son derece taşınabilir
    highly preferable : çok tercih edilir
    highly prejudiced : çok önyargılı
    highly prestigious : son derece prestijli
    highly probable : son derece muhtemel
    highly profitable : son derece karlı
    highly prolific : son derece üretken
    highly promising : son derece umut verici
    highly protective : son derece koruyucu
    highly qualified : oldukça nitelikli
    highly radioactive : oldukça radyoaktif
    highly rational : son derece mantıklı
    highly reactionary : son derece gerici
    highly realistic : son derece gerçekçi
    highly regular : son derece düzgün
    highly relevant : son derece alakalı
    highly reliable : son derece güvenilir
    highly resistant : son derece dirençli
    highly responsible : son derece sorumlu
    highly restricted : son derece kısıtlı
    highly revealing : son derece açığa vurmak
    highly rewarding : son derece ödüllendirici
    highly satisfactory : son derece tatmin edici
    highly satisfying : son derece tatmin edici
    highly sceptical : oldukça şüpheci
    highly scientific : oldukça bilimsel
    highly selective : oldukça seçici
    highly sensitive : hayli hassas
    highly significant : son derece önemli
    highly skilled : son derece yetenekli
    highly sophisticated : son derece gelişmiş
    highly specialized : oldukça uzman
    highly successful : son derece başarılı
    highly suggestive : son derece anlamlı
    highly suitable : son derece uygun
    highly susceptible : son derece duyarlı
    highly talented : son derece yetenekli
    highly toxic : son derece zehirli
    highly trained : İyi eğitimli
    highly uncertain : oldukça belirsiz
    highly uncomfortable : son derece rahatsız edici
    highly undesirable : çok istenmeyen
    highly unlikely : son derece muhtemel olmayan/olasılıksız
    highly unpleasant : son derece tatsız/nahoş
    highly unsuitable : çok uygunsuz
    highly useful : bir hayli faydalı
    highly valuable : son derece değerli
    highly variable : son derece değişken
    highly versatile : oldukça çok yönlü
    highly visible : büyük ölçüde görünür
    highly vulnerable : son derece savunmasız
    appreciate highly : çok takdir etmek
    correlated highly : son derece ilişkili
    feature highly : son derece -i ön plana çıkarmak
    rank highly : yüksek rütbelendirmek
    recommend highly : şiddetle tavsiye etmek
    regard highly : çok iyi görmek
    reward highly : cömertçe ödüllendirmek
    suggest highly : son derece önermek
    highly problematic : son derece tartışmalı
    highly structured : son derece yapılandırılmış
    highly valued : son derece değerli
    be highly acclaimed : hayli beğenilen
    Daha az gör