Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Human ne demek?

Human ne demek? Human ne anlama gelir? Human İngilizce örnek cümle. Human eş anlamlıları.

    human (n)

    insan

    insanoğlu

    Human (n) ingilizce örnek cümle

    The human hand has 27 bones and 35 muscles.

    İnsan elinin 27 kemiği ve 35 kası var.

    Human (adj) Collocations

    human consumption : beşeri/insan tüketimi
    human rights abuse : insan hakları istismarı
    human casualty : insan zayiatı
    human skeleton : insan iskeleti
    human skull : insan kafatası
    125 Örnek daha
    human trafficking : insan kaçakçılığı
    human rights : insan hakları
    human development : insani gelişme
    human feeling : insani duygu
    human contact : insan teması
    human organism : insan organizması
    human culture : insan kültürü
    human nutrition : insan beslenmesi
    human embryo : insan embiriyosu
    human error : insan hatası
    human element : insan unsuru
    human intervention : insan eli değmesi, müdahalesi
    human civilization : insan uygarlığı
    human existence : insan varlığı
    human experience : insan deneyimi
    human waste : insan atığı
    human history : insanlık tarihi
    human race : insan ırkı
    human volunteer : insan gönüllü
    human organ : insan organı
    human condition : insanlık hali
    human selfishness : insan bencilliği
    human achievement : insan başarısı
    human attribute : insani özellik
    human exploitation : insan sömürüsü
    human cost : insan maliyeti
    human scale : insan ölçeği
    human brain : insan beyni
    human presence : insan varlığı
    human speech : insan konuşması
    human welfare : insan refahı
    human emotion : insani duygu
    human capital : beşeri sermaye
    human heart : insan kalbi
    human suffering : insanın acı çekmesi
    human flesh : insan eti
    human memory : insan hafızası
    human destiny : insan kaderi
    human origin : insan kökeni
    human gene : insan geni
    human dignity : insan onuru
    human survival : insan sağ kalımı
    human form : insan biçimi/şekli
    human subject : insan denek
    human figure : insan figürü
    human freedom : insani özgürlük
    human equality : insani eşitlik
    human ear : insan kulağı
    human resources : insan kaynakları
    human biology : insan biyolojisi
    human tissue : insan dokusu
    human bone : insan kemiği
    human remains : insan kalıntıları
    human sacrifice : insan kurban
    human shield : canlı kalkan
    human drive : insan çabası
    human want : insani gereksinim/ihtiyaç
    human understanding : insan anlayışı
    human creativity : insan yaratıcılığı
    human species : insan türü
    human society : insan toplumu
    human interaction : insan etkileşimi
    human behaviour : insan davranışı
    human activity : insan faaliyeti
    human observer : insan gözlemcisi
    human chain : insan zinciri
    human psychology : insan psikolojisi
    human weakness : insan zafiyeti
    human limitation : insan sınırlaması
    human dilemma : insan ikilemi
    human solidarity : insani dayanışma
    human communication : insan iletişimi
    human tragedy : insanlık trajedisi
    human inhabitant : insan sakin/ oturan kimse (bir yerde)
    human essence : insan özü
    human knowledge : insan bilgisi
    human health : insan sağlığı
    human tendency : insan eğilimi
    human population : insan nüfusu
    human settlement : insan yerleşimi
    human being : insanoğlu
    human need : insani ihtiyaç
    human evolution : insan evrimi
    human progress : insani gelişme
    human body : insan vücudu
    human cell : insan hücresi
    human mind : insan zihni
    human nature : insan doğası
    human life : insan hayatı
    human affair : insan ilişkisi
    human intelligence : insan zekası
    human dimension : insani boyut
    human well-being : insan refahı
    human imagination : insan hayal gücü
    human urge : insan dürtüsü
    human trial : insan deneyi
    human trait : insan özelliği
    human relationship : insan ilişkisi
    human relation : insan ilişkileri
    human reasoning : insan muhakemesi
    human reason : insan mantığı
    human potential : insan potansiyeli
    human perfection : insan mükemmelliği
    human perception : insan algısı
    human passion : insan tutkusu
    human endeavour : insan çabası
    human exploration : insan keşfi
    human face : insan yüzü
    human factor : insan faktörü
    human anatomy : insan anatomisi
    human blood : insan kanı
    human impulse : insan dürtüsü
    human instinct : insani içgüdü
    human liberty : insan özgürlüğü
    human milk : insan sütü
    human character : insan karakteri
    human characteristic : insan özelliği
    human impact : insan etkisi
    human greed : insan açgözlülüğü
    human soul : insan ruhu
    human smuggling : insan kaçakçılığı
    human slavery : insan köleliği
    human shield : canlı kalkan
    human shape : insan şekli
    human reproduction : insan üremesi
    Daha az gör
    human (adj)

    insanî

    beşeri, insana ait, insan

    Human (adj) ingilizce örnek cümle

    Anger is a very normal human emotion.

    Öfke çok normal bir insan duygusudur.

    Human (adj) Collocations

    human value : insani değer

    Human ile Bağlantılı Kelimeler