Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Lasting ne demek?

Lasting ne demek? Lasting ne anlama gelir? Lasting İngilizce örnek cümle. Lasting eş anlamlıları.

    last (v)

    sürmek

    devam etmek, idare etmek, dayanmak

    Lasting (v) ingilizce örnek cümle

    A session usually lasts about an hour.

    Bir oturum genellikle yaklaşık bir saat sürer.

    The battery will usually last about 10 days.

    Pil genellikle yaklaşık 10 gün dayanır.

    The famine in the region lasted ten years.

    Bölgedeki kıtlık on yıl sürdü.

    dayanmak

    idare etmek, götürmek

    Lasting (adj) Collocations

    beauty may last : güzellik sürebilir
    bulb may last : ampul dayanabilir
    career may last : kariyer sürebilir
    ceasefire may last : ateşkes devam edebilir
    effect may last : etki devam edebilir
    16 Örnek daha
    kiss may last : öpücük devam edebilir
    marriage may last : evlilik devam edebilir
    period may last : dönem devam edebilir
    relationship may last : ilişki devam edebilir
    session may last : oturum devam edebilir
    siege may last : Kuşatma sürebilir
    stock may last : stok var olabilir
    storm may last : fırtına devam edebilir
    strike may last : grev devam edebilir
    supply may last : kaynak olabilir
    truce may last : ateşkes devam edebilir
    war may last : Savaş devam edebilir
    last forever : sonsuza kadar sürmek
    last indefinitely : süresiz olarak sürmek
    last long : uzun sürmek
    last rarely : son nadiren
    Daha az gör

    Lasting (adj) Preposition Kullanımları

    last into : ...-e sürmek
    last through : ... aracılığıyla sürmek
    last until : ... kadar sürmek
    last for : …süre sürmek
    lasting (adj)

    kalıcı

    sürekli, devam eden, dayanan

    Lasting (adj) Collocations

    lasting achievement : kalıcı başarı
    lasting change : kalıcı değişiklik
    lasting effect : kalıcı etki
    lasting fame : kalıcı şöhret
    lasting harm : kalıcı zarar
    6 Örnek daha
    lasting impact : kalıcı etki
    lasting importance : kalıcı önem
    lasting influence : kalıcı etki
    lasting legacy : kalıcı miras
    lasting peace : kalıcı barış
    lasting prosperity : kalıcı zenginlik
    Daha az gör